Orta Doğu'da savaş petrolün kaderini belirleyecek

ABD ile İran arasın­da başlayan sıcak savaşın, özellikle pet­rol fiyatlarında yükse­lişi getirmesine kesin gözüyle bakılıyor. Pet­roldeki olası bir yuka­rı hareket ise Türkiye açısından enflasyon ve cari açığa doğrudan et­ki ediyor.

2025 sonlarında 60 dolar dolayına kadar indikten sonra, bu yıl ocak ve şubat­ta artarak devam eden ABD/İsra­il-İran gerilimi ile yükselişe geçe­rek yeniden 70 do­ları aşan Brent petrol va­ril fiyatında, sıcak savaşın fiilen başlamasının ardından bu haf­tadan itibaren hızlı bir yükseliş dalgası bekleniyor. Tedarik süre­cinin kesintiye uğrama riski do­layısıyla beklenen artışla varil fi­yatının kısa vadede 80 doları gö­receği beklentisi öne çıkıyor.

“Savaş olmayacak” görüşün­deki birçok analist ve uzmanın tahminlerinin aksine fiilen baş­layan savaşın henüz çok yeni gelişme olması ve hafta sonuna denk gelmesi nedeniyle petrol fiyatları ve küresel finansal gös­tergelere yansıması bugünden itibaren görülmeye başlayacak. Sıcak savaşın fiyatlara yansıma­sının ne olacağını kestirmek için henüz çok erken, etkileri kaçınıl­maz. İran'ın 28 Şubat itibarıyla Hürmüz boğazını fiilen kapatma­sı ile birlikte petrol fiyatlarının yükselmesi bekleniyor.

Cari açık ve enflasyona etkisi

Merkez Bankası uzmanlarınca yapılan “Uluslararası Petrol Fi­yatlarının Tüketici Fiyatlarına ve Cari Dengeye Yansımaları” araş­tırmasına göre ham petrol varil fi­yatında her 10 dolarlık artış, Tür­kiye’nin petrol ürünleri ithalatı­nı 5,1 milyar dolar, ihracatını da 2,2 milyar dolar yukarı çekiyor ve sonuçta cari işlemler açığını 2,6 milyar dolar büyütüyor. Buna gö­re yılın ilk iki ayında Brent pet­rol varil fiyatında yaşanan yüz­de 11,5’lik artış, Türkiye’ye yıllık bazda 3 milyar dolar dolayında bir ilave cari açık yüklemiş bulu­nuyor. 2026 ortalamasında 80 do­ların üzerinde oluşacak bir varil fiyatı, başta deyişle yüzde 32-33 dolayındaki bir artışın yıllık cari açığa fazladan 8,5 milyar dolar ila­ve edebileceği görülüyor.

Merkez Bankası araştırmasına göre, ham petrol fiyatındaki yüz­de 10’luk artış tüketici enflasyo­nunu yaklaşık 1 puan yükselti­yor. Başka deyişle yüzde 10’luk düşüş enflasyonu tek başına 1 puan aşağı çekiyor. Petrolün va­rilinin yıl ortalamasında 80 do­ların üzerinde oluşması ya da yüzde 20 dolayında artması du­rumunda TÜFE bazında enflas­yonu 2 puan yükseltecek.

Petrolde OVP öngörüsü 65, Dünya Bankası tahmini 60 dolardı

Eylül ayında hazırlanan 2026- 2028 Orta Vadeli Program’da (OVP), Brent petrol varil fiyatı 2025 ortalamasında 70 dolar, 2026 için 65 dolar olarak tahmin edilmiş, bundan hareketle Türkiye’nin enerji ithalatının 2025’in tümünde 64 milyar, bu yıl 63 milyar, cari işlemler açığının da 2025’te 22,6 milyar, 2026’da 22,3 milyar dolar olacağı öngörülmüştü.

Dünya Bankası da ekim ayında yayımladığı Emtia Piyasaları Görünüm Raporu’nda, küresel petrol piyasalarında arz fazlasının yeniden belirginleştiğini ve Brent tipi ham petrolün 2026’da kademeli olarak ucuzlayacağını öngörmüştü. Elektrikli ve hibrit araçlara olan talebin arttığı, Çin’de petrol tüketiminin durağanlaşmasıyla küresel petrol talebinin yavaşladığı belirtilen Raporda, Brent petrol varil fiyatının 2026’da 60 dolara kadar gerileyebileceği tahmin edilmişti. 2025 yılı ortalamasında varil fiyatı 68 dolar dolayında oluşurken, Türkiye’nin enerji ithalatı 62,5 milyar, dış ticaret açığı 93 milyar ve cari işlemler açığı 25,2 milyar olarak gerçekleşti.


© Dünya