Ocak enflasyonunu gıda şişirdi
Tüketici fiyatları bazında aylık enflasyon, ocakta yüzde 4,84 ile yüksek beklentinin de üzerinde gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), enflasyon oranlarını 2025=100 bazlı olarak güncellediği Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ile açıklamaya başladı. COICOP 2018 kapsamında hane halklarının bireysel tüketim harcamaları 13 ana harcama grubu altında sınıflandırıldı. Yeni endekste kira ve içinde yer aldığı konut harcama grubunun ağırlığı düşürülmesine rağmen, ilk ölçümde yüksek aylık enflasyon çıktı.
Merkez Bankası’nın Piyasa Katılımcıları Anketi’nde ocak ayına ilişkin tüketici fiyat artışı beklentilerinin ortalaması yüzde 3,76 olarak ölçülmüş, ancak ekonomi çevrelerinde genel beklenti yüzde 4’ün biraz üzerindeydi. Olumsuz hava koşullarının etkisiyle uzun dönem ortalamasının oldukça üzerinde artan gıda fiyatları ile diğer dönemsel unsurlar, ocakta beklentileri aşan yüksek aylık enflasyonda belirleyici oldu.
Gıda fiyatlarındaki süregelen artışlar, bunun kış mevsiminde hava koşullarına bağlı olarak ivme kazanması ve 1 Ocak’ta yürürlüğe giren yeni yıl zamları, ücret ve maaş artışları ile faiz indirimlerinin talebi uyarıcı etkisi yanında, fiyat derleme dönemlerine bağlı olarak aralık ayının son haftasındaki yüklü yılbaşı harcamalarının fiyatlara yukarı yönlü etkisinin izleyen aya sarkması gibi faktörler aylık oranı yüksek çıkardı. Bu faktörler, zaten yüksek beklenen aylık enflasyonu beklentilerin de üzerine taşıdı.
Ocak ayına özgü faktörlerin beklentileri de bozma olasılığı bulunurken, bunun enflasyonun ana eğilimi üzerindeki etkisinin sınırlı kalması umuluyor.
Yeni endekse göre, ocakta aylık enflasyon geçen yılın aynı ayındaki yüzde 5,03’lük oranın altında kaldığı için enflasyon yıllık bazda düşmeye devam etti. Yıllık enflasyon, önceki aya göre 0,24 puan düşüşle yüzde 30,65’e indi. Bunun Kasım 2021’den bu yana son 50 ayın en düşük yıllık enflasyonu olduğu belirlendi.
Yıllık oran, geçen yılın ocak sonundaki yüzde 42,2’lik düzeyine göre 11,47 puan düşmüş oldu. Yıllık enflasyon, baz etkisiyle düşüşünü sürdürmekle birlikte yüzde 30 psikolojik sınırının üzerinde kalmaya devam etti. Başta hane halkı olmak üzere sosyal kesimlerin enflasyon beklentilerinin kırılabilmesi açısından önem taşıyan yıllık enflasyonun psikolojik sınırın altına inmesi için ocak aylık enflasyonunun yüzde 4,3’ü aşmaması gerekiyordu.
Ocak sonu itibarıyla on iki aylık ortalamalara göre enflasyon da aralık sonuna göre 0,90 puan, geçen yılın ocak sonuna göre 22,37 puan düşerek yüzde 33,98 düzeyine indi.
Ocaktaki aylık oranla birlikte, 2026-2028 dönemine ait Orta Vadeli Program’da (OVP) yüzde 16 olarak öngörülen yıllık TÜFE enflasyonu hedefinin yüzde 30’luk kısmı, başka bir deyişle neredeyse üçte biri şimdiden gerçekleşmiş oldu. OVP hedefinin tutabilmesi için yılın kalan 11 aylık döneminde aylık ortalama enflasyonun yüzde 0,92 düzeyinde kalması gerekiyor.
Ocakta yüksek aylık orana rağmen yıllık enflasyonun düşmesine yol açan lehte baz etkisinin şubattan itibaren aleyhe dönmesi olasılığı da bulunuyor. Devam eden küresel jeopolitik riskler, ticaret ve Dolar-Yuan savaşları, bunların enerji, varlık ve emtia fiyatlarına olası yansımaları 2026’da enflasyonla mücadeleyi zorlaştıracak faktörler olarak öne çıkıyor.
Yenilenen endekste hane halklarının bireysel tüketim harcamalarının........
