Bireysel borç hacmi 6 trilyona yaklaştı |
Tüketici kredileri ile bireysel kredi kartı borçlarının toplam tutarı ocak-şubat döneminde 366 milyar liralık net artışla 5 trilyon 941 milyar liraya ulaştı. İki ayda tüketici kredileri net 151,4 milyar lira artarken, bireysel kart borçları 214,6 milyar TL büyüdü.
Tüketici kredisi ve kredi kartı kullanımları ile yapılan bireysel borçlanmanın bakiyesi yılın ilk iki ayında da hızla büyümeye devam ederek 6 trilyon liraya yaklaştı. En hızlı artışın bireysel kredi kartları ile yapılan “taksitli” borçlanmalarda olduğu dikkati çekti.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) haftalık verilerine göre, bankacılık sektörü kredi hacmi 26 Aralık 2025-27 Şubat 2026 döneminde yüzde 5,64 oranında 1 trilyon 290,2 milyar liralık net artışla 24 trilyon 167,2 milyar lira oldu. Yılın ilk iki ayında tüketici fiyatları (TÜFE) bazında yüzde 7,95 olan enflasyondan arındırıldığında toplam kredi hacmi reel olarak yüzde 2,14 daraldı.
5.9 trilyonu hanelerin borcu
Bankacılık sektörü toplam kredi alacağının 5 trilyon 941,1 milyar liralık bölümünü tüketici kredisi ve kart bakiyesi olarak bireysel borç stoku oluşturdu. İki ayda yüzde 6,57 oranında 366 milyar lira büyüyen söz konusu borç bakiyesinin 3 trilyon 32,7 milyarını tüketici kredileri, 2 trilyon 269,5 milyarını ise bireysel kredi kartları ile yapılan borçlanma olduğu belirlendi. İki ayda tüketici kredileri yüzde 5,25 ile enflasyonun altında ve 151,4 milyar lira artarken, bireysel kart borçları yüzde 7,97 ile enflasyonun üzerinde bir oranla ve net 214,6 milyar lira artış kaydetti. Bireysel kart borçlanmasının hacmi tüketici kredilerine daha da yaklaştı.
En hızlı artış “karta taksit”te
Bireysel kart borcunun 1 trilyon 800,6 milyar lirası taksitsiz (peşin), 1 trilyon 107,8 milyarı ise taksitli alışverişler kaynaklı. Bireysel kartla peşin alışverişler kaynaklı borç bakiyesi iki ayda yüzde 6,43 oranında net 108,7 milyar lira arttı. Kartla yapılan taksitli alışverişler kaynaklı borcun bakiyesi ise cari olarak yüzde 10,57, reel bazda yüzde 2,43’le ilk iki ayda en hızlı artışı kaydeden kalem oldu. Taksitli bireysel kart borç bakiyesi bu dönemde net olarak 105,9 milyar lira büyüdü.
Tüketici kredilerinde ise en büyük bölümü oluşturan ihtiyaç kredisi aynı dönemde yüzde 5,26 oranında 113,4 milyar liralık net artışla 2 trilyon 269,5 milyar lira oldu. Tüketicilerin en sık başvurduğu bu kredilerin bakiyesi reel olarak yüzde 2,49 azaldı.
Konut kredilerindeki iki aylık artış da yüzde 6,24 oranı ile enflasyonun altında kaldı. Bu dönemde net olarak sadece 42,1 milyar lira artan konut kredisi hacmi 716 milyar liraya çıktı. Taşıt kredileri ise cari olarak da azaldı. İki ayda yüzde 7,8 oranında 4 milyar lira azalarak 47,6 milyar liraya gerileyen taşıt kredisi hacminde, reel bazda ise 14,62 oranında bir daralma yaşandı.
Ticari kredi hacminde reel daralma
Toplam bankacılık kredileri içinde en büyük bölümü oluşturan şirketler kesimine kullandırılan kredilerin hacmindeki nominal artış enflasyonun çok altında kaldı. Ticari ve diğer krediler iki ayda yüzde 5,34 oranında 924,2 milyar liralık net artışla 18 trilyon 226,1 milyar liraya çıktı. Ancak enflasyondan arındırıldığında söz konusu kredilerin reel bazda yüzde 2,42 daraldığı görüldü.
Bu bakiye içinde yer alan KOBİ kredileri iki ayda yüzde 6,47 ile enflasyonun altında bir artışla 6 trilyon 547,5 milyar, taksitli ticari krediler yüzde 6,34 artışla 3 trilyon 677,6 milyar, kurumsal kredi kartları yüzde 7,14’le enflasyona yakın bir artışla 889,9 milyar lira oldu.
Yıllık bazda da en hızlı artış bireysel borçta
İlk iki aydaki reel olarak gerileyen bankacılık sektörü toplam kredi hacminde son bir yılda ise yüzde 43,4 oranında bir nominal artış ve bu dönemde yüzde 31,53 olan TÜFE enflasyonuna göre yüzde 9 oranında bir reel genişleme yaşandı. Toplam hacim, bir yıl önceki düzeyinin 7 trilyon 309,7 milyar lira üzerine çıktı.
Yıllık bazda en yüksek oransal artış ise bireysel borç hacminde gerçekleşti. Ticari ve diğer kredilerin nominal olarak yüzde 42,2, reel bazda yüzde 8,14 arttığı bir yıllık dönemde bireysel borç hacmi nominal bazda yüzde 46,9, reel olarak yüzde 11,71 artmış bulunuyor.
Tüketici cephesinde yıllık bazda en yüksek artış da nominal yüzde 67,5, reel yüzde 27,32 ile taksitli bireysel kredi kartı borçlarında. Peşin bireysel kart borçlarının da nominal olarak yüzde 42,4, reel bazda yüzde 8,24 arttığı son bir yılda, ihtiyaç kredilerindeki nominal yüzde 49,9, reel yüzde 13,99’luk artış dikkati çekiyor. Konut kredisi hacmi son bir yılda yüzde 33,8’le enflasyonun biraz üzerinde büyürken, taşıt kredisinin ise nominal olarak yüzde 30,9, reel bazda yüzde 47,45 daraldığı görülüyor.
Kredi faizleri yükselir mi?
Bankacılık sektörünün kredilere uyguladığı faizler, son bir yılda Merkez Bankası politika faizindeki kadar olmasa da ona paralel bir düşüş seyri izledi. Sektör ortalamasında yıllık faiz oranları Şubat 2025-Şubat 2026 döneminde ihtiyaç kredisinde 5,1 puan, taşıtta 4,5 puan, konutta 4,8 puan, ticari kredide 6 puan dolayında düşüş kaydetti. Bankaların fonlama ve bilanço maliyetleri, enflasyon ve kur riskleri, mevduat faizleri ve likidite dengesi, talep yönetimi ve risk primi uygulamaları gibi birden fazla faktör, politika faizindeki düşüşlerin kredi faizlerine yansımasının sınırlı kalmasında etkili oldu.
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK) en son ocak ayı toplantısında politika faizini 100 baz puan indirimle yüzde 37’ye indirmişti. PPK, bu ayki toplantısını 12 Mart 2026 Perşembe günü yapacak. Ocak ve şubatta beklentilerinin üzerinde gelen enflasyon verileri ve şubat sonunda başlayan ABD-İran Savaşı ile iyice artan küresel belirsizlikler nedeniyle faiz indirimi beklentileri büyük oranda rafa kalkmış gözüküyor. Piyasa ve ekonomistlerin genel beklentisi, politika faizinin sabit tutulacağı yönünde. Olağanüstü artan jeopolitik riskler, savaşın petrol fiyatlarını fırlatması ile büyük tehdit altına giren küresel ekonomik koşullar nedeniyle bankaların kredi faizlerinde, tersine artırım olasılığını gündeme getirdi.