Vicdanı olmayan bir şeye güvenmek

Teknoloji tarihinin hiçbir döneminde, bugün olduğu kadar “insan olmanın” ne anlama geldiği bu kadar sorgulanmamış­tı. Vicdan, insanın en derin ve en karmaşık özelliklerinden biridir. Sadece doğru ile yan­lışı ayırt etmek değildir; aynı zamanda ya­pılan bir eylemin ardından hissedilen içsel bir muhasebedir. Bir insan hata yaptığında utanır, pişman olur, kendini sorgular. Kimse görmese bile içten içe rahatsızlık duyar. İşte vicdan, tam da bu görünmeyen, ölçülemeyen ama hissedilen terazidir.

Yapay zekâ ise tamamen farklı çalışır. His yoktur; sadece veri vardır. YZ, milyarlarca veri noktası arasındaki ilişkileri analiz eder, örüntüler çıkarır ve en olası sonucu üretir. Bir metni “üzgün” bir tonla yazabilir, bir kul­lanıcıya “empati” gösterebilir ya da bir kara­rın etik olup olmadığını değerlendirebilir. An­cak tüm bunlar, gerçek bir hisse değil; öğrenil­miş kalıplara dayanır. Yani yapay zekâ, empati kurmaz; empati kuruyormuş gibi........

© Dünya