Türkiye kurumuşken ‘tarım neden daraldı’ diye soruyoruz

Eğer sıcaklık artışları devam ederse Türkiye’de daha sık ve daha şiddetli sıcaklık kaynaklı kuraklıkların görülme olasılığı artacak. Biz yağmur yağdı yağmadı, ihracat rakamları güzel geldi gelmedi gibi esnaf mantığıyla gün sonundaki Z raporunun söylediklerine bakarken Türkiye kurudu.

2025’de Türkiye ekonomisi büyürken tarım yüzde 8,8 daraldı. Don, kuraklık gibi pek çok iklim bozulması nedeniy­le, 2025’de 16 milyon ton bitkisel ürün kayboldu. Gözler Tarım Or­man Bakanlığı’na çevrildi. Oysa muhatap çok başka yerde, iklimin bağıra bağıra gösterdiği şartlar, tarım ticaretindeki zorluklar, kü­resel tüketici harcamalarındaki değişimler, kaybedilen pazarlar, ihracat zorlukları her biri buzda­ğının görünmeyen yüzü. Biz yağ­mur yağdı yağmadı, ihracat ra­kamları güzel geldi gelmedi gibi esnaf mantığıyla gün sonundaki Z raporunun söylediklerine ba­karken Türkiye kurumuş. Doç. Dr. Bülent Selek ve bir grup bilim in­sanı tarafından yapılan çalışma­ya göre “Türkiye’nin kuraklığının karakteri değişmiş.”

Kuraklık artık kalıcı, dönüşü yok

Türkiye’de kuraklık artık geçi­ci bir misafir değil, kalıcı bir dü­zen değişimi. Ülkenin dört bir ta­rafını saran sorun, tarladan ta­bağa onlarca farklı sektörü yıkıcı şekilde etkiliyor. Natural Hazar­ds dergisinde yayımlanan çalış­ma, Türkiye’nin 50 yılı aşkın iklim verisini mercek altına aldı. Tüm Türkiye’den yüzlerce meteorolo­ji istasyonunun kayıtları incelen­di. İnceleme sıradan bir “yağmur azaldı mı, çoğaldı mı?” çalışması değil. Çalışma, kuraklığın karak­ter değişimini anlatan derinlikli bir incelemenin sonucunu gözler önüne seriyor.

Kuraklığın nedeni, sıcaklık tetikli su kaybı

Çalışmanın en kritik bulgula­rından biri sıcaklık artışı, kurak­lığın şiddetini sistematik olarak artırıyor. Eskiden kuraklık gra­fikleri yağışla paralel seyrederdi. Şimdi sıcaklık yükseldikçe kurak­lık göstergeleri daha derin nega­tife iniyor. Özellikle yaz ve son­baharda bu fark daha belirgin. Bu durum, iklim değişikliğinin artık soyut bir gelecek senaryosu değil, ölçülebilir bir bugünkü gerçeklik olduğunu gösteriyor.

Araştırmaya göre 1989–1991, 2007–2009, 2020–2023 yılları arası önemli kuraklık yılları ya­şandı. Ancak 2000’den sonra sı­caklığa bağlı kuraklık artık belir­ginleşti. Türkiye, sıcaklığa bağ­lı yeni bir kuraklık rejimine girdi. Coğrafya dersinde okuduğumuz bölgeler, mevsimler, iklim özellik­leri çoktan değişti. Tarım takvimi yeniden planlanmak zorunda.

Kuraklık artık sadece yağmur meselesi değil

Eskiden kuraklık dendiğin­de akla ilk gelen şey yağış eksik­liğiydi. Yağmur yağmazsa kurak­lık olurdu. Durum artık çok farklı. Araştırma, yalnızca yağışa bakan klasik kuraklık ölçütleriyle değil, sıcaklığın etkisini de hesaba ka­tan yeni nesil göstergeleri karşı­laştırdı. Sonuç çarpıcı. “Özellikle yaz aylarında sıcaklık artışı, ku­raklığı yağıştan bağımsız olarak derinleştiriyor. Yağmur normal görünse bile toprak daha hızlı su kaybediyor. Buharlaşma artıyor. Bitki daha çok su istiyor. Baraj da­ha hızlı boşalıyor.”

Türkiye’de yaz kuraklıkları artık tüm ülkede........

© Dünya