Batarya çağı

Gelecekte ulaşım­da kullanacağı­mız araçların akıllı, otonom ve elektrikli olacağını artık söyle­meye gerek yok. An­cak bu yeni gerçekli­ğe ulaşmak ve kabul ettirebilmek zaman aldı ve süreç devam ediyor. Çok uzun süre­dir tüketicilerin “ba­taryalı elektrikli araçlar geliyor, önemli, menzil sorunları sebebiy­le buna inanmıyoruz’ dediği bir dönem yaşıyoruz.

Dünya’da otomotiv pazarı çok hızlı değişiyor

Elektrikli bir aracın maliyeti­nin yüzde 40’ını oluşturan batar­yalarda da Çin teknolojisi hakimi­yeti devam ettirirken, Çin batarya hammaddesi olan lityumun işlen­mesine yönelik küresel kapasite­nin üçte ikisini kontrol ediyor. Lo­jistik maliyetlerine rağmen, üre­tim maliyetlerindeki avantajlar Çinli elektrikli araçları Avrupa’da güçlendiriyor.

Batarya teknolojileri geleceği şekillendirecek mi?

Yeni batarya teknolojileri ve ye­ni enerji depolama imkânlarının geliştirilmesi, Avrupa’nın Çin’e bağımlılığı en aza indirebilmek için önemli bir hedef haline geldi. Bu hedeflere ulaşmak için üretici­lerin fiyatlarda dalgalanmaya yol açan lityum, kobalt veya nikel gibi kritik metalleri içermeyen çözüm­leri geliştirmesi gerekiyor. Sod­yum iyon bataryalar, bu açıdan ba­kıldığında teknolojik gelişmelerle bu ihtiyaca cevap verebilecek gibi gözüküyor.

Enerji depolamaya yönelik bu adımlar elektrikli araçlara yöne­lik bataryalara yönelik talebin önümüzdeki 10 yılda çok yüksek olacağını gösteriyor. Özellikle ba­tarya pazarını elinde tutan Çin’e karşı, Avrupa’nın rekabet etme ko­nusundaki en büyük umudu, sod­yum iyon batarya olarak görünü­yor.

Küresel elektrikli araç batar­ya pazarının 2035 yılında hızlı bir büyüme kaydederek 616 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor.

Bataryada yeni adım: Sodyum iyon........

© Dünya