Denetim bitmiyor, eski usul bitiyor |
PwC Türkiye Şirket Ortağı SELİM ELBAN
Denetim metodolojisi, teknolojinin ve özellikle yapay zekânın etkisiyle adım adım dönüşme yolunda ilerliyor. Bir dönem değişmez kabul edilen saha çalışması, klasörler dolusu evrak, elle seçilen örnekler ve ezbere uygulanmış kontrol listeleri, yerini veri analitiği, sürekli denetim ve yapay zekâ destekli risk odaklı yaklaşımın aldığı yeni bir döneme bırakıyor. Bu dönüşümü, birkaç somut alan üzerinden görmek mümkün.
Denetimde kısmi bakıştan tam resim geçişi
Geleneksel yaklaşımda örnekleme, ister istemez bir zorunluluktu. İstatistiksel veya yargısal örnekleme yöntemleriyle belirli sayıda işlem seçilir ve bu örnekler üzerinden genelleme yapılırdı. Bugün ise büyük veri altyapıları ve yapay zekâ destekli analiz araçları, şu soruyu meşru kılıyor: “Madem veriye erişebiliyoruz, neden yalnızca bir kısmına bakıyoruz?” Yeni yaklaşımın temel unsurları şöyle:
1Tüm işlemlerin taranması: Yapay zekâ, milyonlarca işlem satırını dakikalar içinde tarayabiliyor. Anomali tespiti modelleri, uç değerleri, normalden sapmaları, olağandışı saatlerde veya karşı taraflarla yapılan işlemleri otomatik işaretleyebiliyor.
2 Risk temelli örnekleme: Örneğin yapay zekâ, her işlem için bir şüphe veya risk skoru üretiyor; denetçi, örneklemi bu skorların üzerine kuruyor. Böylece örneklem, istatistiksel açıdan değil, risk açısından temsil gücüne kavuşuyor.
3 Sürekli denetim yaklaşımı: Yıl sonunda veya belirli periyotlarda yapılan “dönemsel” denetim yerini, verinin anlık izlenmesine bırakıyor. Yapay zekâ modelleri, her gün hatta her dakika yeni veriyi tarayıp uyarı üretebiliyor.
Fiziksel ziyaretlerden dijital izlere
Denetimin geleneksel gücü, yerinde gözlemdi. Depo sayımlarında, nakit sayımlarında, süreçlerin işleyişinde denetçinin fiziksel varlığı kritik kabul edilirdi. Fakat yapay zekâ ve dijitalleşme, yerinde incelemeyi de........