menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

2025 kırılmaların yılıydı, 2026 dönüşümün eşiği

29 0
03.01.2026

BİLGE KEYKUBAT/Tarım ve Gıda Yazarı
Ziraat Mühendisi

Dünya sahnesine yalnızca ça­tışmaların ve diplomatik geri­limlerin yılı olarak değil; aynı za­manda ticaret düzeninin, enerji po­litikalarının ve iklim gerçekliğinin yeniden yazıldığı bir dönem olarak kaydoldu. Savaşlar durmadı ama yer yer ateşkesler, yer yer yeni cep­heler gördük. Küresel ticaret ye­niden silah haline gelirken, yapay zekâdan kritik mineral politikala­rına kadar uzanan geniş bir eksen­de güç dengeleri sessizce yer de­ğiştirdi. İlk kez bir Amerikalı Papa seçildi. Bu durumun Vatikan dip­lomasisi, Latin Amerika veya küre­sel muhafazakarlık üzerindeki ola­sı etkileri çok derin.

Yılın başında ABD’de yönetimin değişmesi ve Donald Trump’ın ye­niden göreve gelmesi, küresel eko­nomiye damgasını vurdu. Ticaret savaşlarının fitili yeniden ateşlen­di; Çin, Meksika ve Kanada ile güm­rük gerilimleri yalnızca rakamlara değil, tedarik zincirlerinin nabzı­na da yansıdı. Aynı dönemde ABD Venezuela hattında yükselen tansi­yon, Karayipler ve Pasifik’te yürü­tülen operasyonlarla birlikte bölge­sel kırılganlığı artırdı.

Ortadoğu’da ise İsrail Hamas ça­tışması ateşkesle yavaşlasa da, böl­genin derin fay hatlarını görünür kılmaya devam etti. İran’ın nükleer programı üzerinden tırmanan geri­lim ve askeri hamleler, küresel gü­venlik ajandasını yeniden sertleş­tirdi. Rusya Ukrayna savaşı ise hâlâ çözülemeyen bir yara olarak dünya gündemindeki yerini korudu; Hin­distan Pakistan hattındaki sürtüş­meler ve Güney Kafkasya’daki ger­ginlikler tabloyu daha karmaşık hale getirdi. Kamboçya ve Tayland arasındaki çatışma bölgeyi gerdi.

2025 yalnızca siyasi değil, top­lumsal bir hareketlilik yılıydı. As­ya, Afrika ve Latin Amerika’da genç kuşakların düşük yaşam standart­larına, sansüre ve yolsuzluğa karşı yükselen sesleri; dünyanın gelece­ğinin sokaktan laboratuvara, tarla­dan dijital ağlara yayılan bir müca­deleyle şekilleneceğini hatırlattı. Sudan’daki iç savaşın yarattığı in­sani dram ise uluslararası vicdan için ağır bir sınav oldu.

Diğer yandan teknoloji, ekono­minin ve siyasetin görünmez ak­törü haline geldi. Yapay zekâ artık üretimden medyaya, güvenlikten tarıma kadar her alanda oyunun kuralını değiştiren bir güç.

Çin, kritik mineraller ve nadir toprak elementlerinde attığı stra­tejik adımlarla tedarik zincirleri­ni yeniden tanımlarken; enerji dö­nüşümünün yeni........

© Dünya