menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Rekabetten korkmuyoruz ‘fijital’ büyüyeceğiz”

17 0
05.01.2026

Adabank’ı bünyesine katan Ahlatcı Finansal Yönetim çatısı altında yeniden yapılanan Dünya Katılım Bankası, sektördeki ikinci yılına girdi. Geleneksel şubeciliği dijitalin hızıyla birleştirerek ‘fijital’ büyüme stratejisini benimseyen banka, her çalışanı birer mobil şubeye dönüştürüyor. Bankanın hedefi en fazla 100 şubeye ulaşmak.

Adabank’ı bünyesine ka­tan Ahlatcı Finansal Yönetim çatısı altında yeniden yapılanan Dünya Katı­lım Bankası, sektördeki 2. yılı­nı doldurdu. 90 milyar TL aktif büyüklüğe kavuşan Dünya Ka­tılım Bankası’nın iş modelinin merkezinde "fijital pazarlama" kavramı yer alıyor. 25. şubesini açan banka, sadece fiziksel de­ğil, her bir çalışanı birer "mobil şube" haline getiren teknolojik altyapısıyla genişleme hedefli­yor.

“Hem fiziksel hem dijital; yani ‘Fijital’ büyüyeceğiz” diyen Dünya Katılım Bankası Genel Müdürü İkram Göktaş ile ger­çekleştirdiğimiz söyleşide; sıfır­dan kurulan bir bankanın dina­mizmini, "tek tekerlekli akroba­si bisikleti"ne benzettiği katılım bankacılığının zorluklarını ve altın bankacılığındaki hedefle­rini konuştuk. Geleneksel şu­beciliği dijitalin hızıyla birleşti­ren "fijital" büyüme stratejisiyle sektörde fark yaratmaya hazır­lanan Göktaş, ekonomideki nor­malleşme sonrasında agresif büyüyeceklerinin altını çiziyor. Göktaş, bankanın gelecek vizyo­nunu ilk kez DÜNYA ile paylaş­tı, sorulamızı yanıtladı.

Adabank’ı satın alalı 2 yı­lı geçti aslında ama banka ola­rak 2 Ocak 2024’te "fiş kestik." Her yılbaşı bizim doğum günü­müz oluyor; bu yıl ilk iş gününde ikinci yılımızı tamamladık. Ada­bank’ı TMSF’den aldık, lisansı­nı Katılım Bankası’na çevirdik. Dünyada konvansiyonel bir ban­kanın katılım bankasına çevril­mesinin başka bir örneği yok. Banka boş olduğu için bu dönü­şüm zor olmadı; içi dolu bir yapı­yı çevirmek çok daha güçtür.

Dünya Katılım Bankası ola­rak yaklaşık 90 milyar TL aktif büyüklüğe ulaştık ve 25. şube­mizi açtık. Şubeleşme konusun­da oldukça seçici davranıyoruz; lokasyonun reklam değerinin yüksek olması ve binanın dep­reme dayanıklı olması bizim için olmazsa olmaz kriterler. Kritik noktalarda iyi lokasyon bulduğumuzda gözünün yaşı­na bakmıyoruz, hemen tutuyo­ruz. Hedefimiz 1000 şubeli dev bir yapı olmak değil; maksimum 100 şube ve güçlü bir teknolo­jiyle Türkiye’nin her yerine hiz­met vermek.

Özellikle Türkiye ekonomisinin 'ini kapsayan büyükşehirlere odaklanıp, geri kalan bölgelere fiziksel şube aç­mak yerine teknolojik imkan­larımızla ulaşacağız.İş mode­limizin merkezinde fiziksel ve dijitali birleştiren, yani "fijital" diyebileceğimiz bir bankacılık anlayışı yer alıyor. Bizde her ça­lışan, elindeki bilgisayar ve cep telefonuyla aslında mobil bir banka şubesi gibi hareket edi­yor. Masalarımızda sabit telefon bile bulundurmuyoruz. Şube­mizin olmadığı illerde temsilci­lerimiz aracılığıyla müşterinin ayağına gidiyor, fiziksel temasla dijital hızı birleştirip tüm işlem­leri yerinde hallediyor.

Büyü­me hızımızı biraz da hükümetin uyguladığı ekonomi politikala­rı ve takvim belirleyecek. Şu­beleşme kriterleri sıkı kalmaya devam........

© Dünya