Hedef küresel merkez olmak
Ekonomi yönetimi İstanbul Finans Merkezi’ni cazibe merkezi yapmak için kolları sıvamış durumda. Önümüzdeki günlerde bir teşvik paketi açıklanması beklenirken, İstanbul Finans Merkezi (İFM) Genel Müdürü Ahmet İhsan Erdem, DÜNYA Gazetesi’ne İFM’ye olan ilginin detaylarını anlattı.
Orta Doğu’da tırmanan bölgesel gerilimler ve süregelen çatışmalar küresel sermayeyi “güvenli liman” arayışına iterken, Türkiye bu zorlu süreci stratejik bir fırsata dönüştürmeye hazırlanıyor. Bölgedeki istikrarsızlık kısa vadeli riskleri beraberinde getirse de ekonomi yönetimi, bu tarihi momentumu kalıcı kazanımlara dönüştürmek, “bölgesel bir finansal üs” olmak için kapsamlı bir hamle hazırlığında.
Bu anlamda Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in “İFM’nin cazibesini artıracak çok önemli adımlar atılacak” ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın “Yatırımcı dostu adımlar atmayı planlıyoruz, yakında sizi şaşırtacak açılımlar yapabiliriz” vurgusu, hükümetin 2026 ajandasına İstanbul Finans Merkezi’ni (İFM) yerleştirdiğini gösteriyor. Bu perspektif ile görüştüğümüz İstanbul Finans Merkezi (İFM) Genel Müdürü Ahmet İhsan Erdem, son dönemde şirketlerin bölgesel merkez planlarını yeniden gözden geçirdiğini anlattı. Erdem’e göre, bu anlamda Uzak Doğu merkezli kurumlar İstanbul’u gündemlerine almış durumda. Üstelik, bu ilgi yalnızca şirketler düzeyinde değil, hükümetler tarafında da karşılık bulmuş. Erdem, merkezin güncel karnesini ve yol haritasını DÜNYA Gazetesine açıkladı.
İstanbul Finans Merkezi yaklaşık 1,3 milyon metrekare ofis alanına sahip bir ekosistem olarak bugün itibarıyla yaklaşık 20 bin kişiye ev sahipliği yapıyor. Ahmet İhsan Erdem, mevcut beklentilerin, 2026 yılı sonuna kadar bu sayının iki katına ulaşacağını ve yerleşkenin kullanım seviyesinin u’e yaklaşacağını gösterdiğini söylüyor. Erdem, İFM’nin hedeflerini şöyle anlatıyor: “Hedefimiz, İstanbul Finans Merkezi’ni kademeli bir yaklaşımla önce güçlü bir bölgesel merkez, ardından da küresel ölçekte rekabet edebilen bir finansal hizmetler ekosistemi haline getirmektir. Bu çerçevede 2030 vizyonumuz, Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya’yı birbirine bağlayan lider bir bölgesel finans ve operasyon merkezi olmaktır.
Bu doğrultuda, sadece fiziksel altyapıya değil, aynı zamanda uzun vadeli yatırım ortamını destekleyen bütüncül bir yapıya odaklanıyoruz. Bu kapsamda sunulan teşvikler önemli bir rol oynamaktadır. Finansal hizmet ihracatı yapan kurumlara yönelik ilk 10 yıl 0, sonraki yıllarda ise u oranında kurumlar vergisi indirimi sağlanmakta, ayrıca belirli işlem vergilerinden muafiyetler sunulmaktadır. Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, İstanbul Finans........
