Güçlenen sistemler, zayıflayan liderlik

Son yıllarda iş dünyasında teknoloji yatırımları, süreç iyileştirmeleri ve veri temelli karar alma mekanizmaları hiç olmadığı kadar güçlendi. Yapay zekâ destekli İK sistemleri, per­formans ölçüm araçları ve oto­masyon çözümleri şirketlerin operasyonel kaslarını büyüttü.

Ancak küresel ölçekte yayımla­nan son insan kaynakları ve li­derlik raporları, bu güçlenme­nin kritik bir boşluk yarattığını gösteriyor: Liderlik yetkinlikleri geriliyor. 2026’ya yönelik İK ve liderlik raporlarının ortak nok­tası, organizasyonların giderek daha karmaşık hale geldiği; buna karşın liderlerin insan yönetimi becerilerinin aynı hızla gelişme­diği yönünde.

Gartner’ın CHRO öncelikleri analizleri, McKin­sey’nin organizasyon sağlığı ça­lışmaları ve diğer araştırmalar, liderlerin belirsizlik, duygusal yük ve çatışma yönetimi konu­larında zorlandığını ortaya ko­yuyor. İlginç olan ise tam da bu dönemde çalışanların liderler­den beklentisinin daha da yük­selmesi. Araştırmalara göre ça­lışanlar bugün liderlerinden yalnızca net hedefler ve perfor­mans takibi değil empati, psi­kolojik güvenlik ve tutarlılık da bekliyor.

Ancak pek çok kurum­da liderlik hâlâ süreç yönetimi ve KPI’larla sınırlı bir alan ola­rak tanımlanıyor. Bu da teknik olarak güçlü ama insani olarak zayıf bir liderlik profili yaratı­yor. Sistemler çalışıyor, raporlar geliyor, hedefler izleniyor; fakat ekiplerin içinde güven sessizce aşınıyor.

Küresel raporlar, iş ortamı­nın son beş yılda belirgin........

© Dünya