Çalışanlar neden dayanıyor?

İş dünyasında son yıllarda esenlik başlığı, yan hakların veya “iyi niyetli” İK uygulamala­rının ötesine geçerek doğrudan performans, verimlilik ve karar kalitesiyle ilişkilendirilen stra­tejik bir alana dönüştü.

Bugün karşımıza çıkan tablo, esenliğin yalnızca bireysel bir mesele ol­madığını ilişkiler, bağlar ve psi­kolojik güvenlik üzerinden ku­rumsal sonuçlar ürettiğini göste­riyor. Kurumsal esenlik çözümü Wellbees tarafından yayımlanan 2025 Esenlik Haritası’na göre psikolojik desteğe başvuran her üç çalışandan birinin gerekçesi kaygı veya stres oldu.

Araştırma, ekonomik belirsizliklerin ve kü­resel dalgalanmaların çalışanlar üzerinde yarattığı baskının artık yalnızca stres ve kaygı başlıkla­rında sınırlı kalmadığını çok da­ha derin bir alanda aile ve ilişki dinamiklerinde yoğunlaştığını ortaya koyuyor. 2025 verilerine göre psikolojik destek başvurula­rında ilk sırayı yüzde 19,8 ile ev­lilik ve ilişkiler alıyor. Bu başlık, kaygı ve stres gibi klasik iş kay­naklı nedenleri geride bırakmış durumda.

Bu tablo, iş dünyası açısından kritik bir eşiğe işaret ediyor. Zira global araştırmalar, aile ve iliş­ki problemleri yaşayan çalışan­larda yüzde 30’a varan verimli­lik kaybı, artan presenteizm (iş­te olup zihnen orada olamama) ve zayıflayan karar verme bece­rileri olduğunu gösteriyor. Yani mesele, çalışanın özel hayatında yaşadığı bir sorunla sınırlı kal­mıyor ekip ilişkilerine, lider-ça­lışan bağlarına ve kurumsal per­formansa hızla yansıyor.

Evde........

© Dünya