Sırada Küba ve Grönland mı var?
2026’ya bir ülkenin, diğer bir ülkenin liderini yatak odasından sürükleyerek çıkartıp tutuklamasıyla girdik. Tam yeni yıldan barış, huzur ve mutluluk dilediğimiz günlerde ABD, tarihte görülmemiş bir nokta atışı operasyonla Venezuela’ya saldırıp Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu ve eşini zorla evinden aldı ve ABD’ye götürdü. Trump yönetimi bununla da kalmadı, tıpkı Ortaçağ’daki kamusal teşhir cezalarını anımsatan bir yöntemle Maduro’yu elleri kelepçeli bir şekilde kapısı açık bir arabanın içinde New York caddelerinde sergiledi!
Ortaçağ’da Avrupa’da tutuklu kişiler şehrin ana meydanına, kilise önüne ya da pazar yerine çıkarılırdı. Ellerinden, ayaklarından ya da boynundan sabit bir düzeneğe bağlanırdı ve saatlerce, bazen günlerce herkesin gözü önünde bırakılırdı. Bu kişilere halk hakaret eder, çürük meyve, çamur ve hayvan dışkısı atardı. Maduro’nun da bir halk tarafından hakarete uğramadığı kaldı!
Defalarca yazdım, artık kurallara bağlı uluslararası hukuk sisteminin sonuna geldik. ABD başkan Yardımcısı J.D. Vance, geçen sene Mart ayında Münih Güvenlik Konferansı’nda çıkıp Avrupalı liderlerin yüzüne karşı “Kasabada artık yeni bir şerif var!” diye bağırdığında olacakları anlamalıydık. Kasabaya artık sadece yeni bir şerif gelmedi, aynı zamanda vahşi Batı’nın çılgın kuralları da geri döndü!
ABD'nin Maduro ve eşine yönelik kaçırma........
