We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Yeşil büyüme de genişletici para ve maliye politikaları ister

6 6 14
20.09.2021

Makro rakamlar, mikro düzeyde neler olduğunu izah etmekte yeterli olmuyor. Bu dönemde, ekonomide sektör sektör ve bölge bölge ne tür etkilerin hissedildiğini, ne tür tedbirler alındığını yakından takip etmek gerek.

ugünü en iyi anlatan kavram sanırım “eşitsiz gelişme” (uneven development). Gerçi ben asimetrik gelişme ya da büyüme demeyi seviyorum ama eşitsiz de güzel. Virüsle birlikte yaşarken eşitsiz gelişmenin ne demek olduğunu her gün görüyoruz aslında.

Sanayi sektörü büyüyor, istihdam yaratıyor ama hizmetler daha toparlanma telaşında. Bazı yerlerde fiyatlar hızlı artıyor, diğerlerinde yavaş. Aynı durum sektör bazında işsizlik etkileri için de geçerli. Bazıları artıyor, bazıları hareketsiz. Bölgelere göre incelediğinizde de farklılıkları görmek mümkün. Neden? Kırılganlıklar mekâna göre de farklılıklar gösteriyor. Yetmez, şirket bazında bakmak gerekiyor doğrusu. Öyle bir dönem.

Şirketlerimiz borçlu, banka bilançoları sorunlu ama buna rağmen firmalar ihracat taleplerini karşılamaya çalışıyor. Diğer yandan milli gelirden çalışanların aldığı pay geriliyor, yoksullar daha yoksul oluyor. En alttakiler, sistemde hiç kaydı olmayanlar; kadınlar ve göçmenler. Zayıf sosyal korunma ağımız onları hiç kale almıyor.

Aynı Charles Dickens’ın “İki Şehrin Hikâyesi” nde resmettiği Fransız Devrimi dönemi gibi, bugünlerde Türkiye ekonomisinin performansı doğrusu: “Zamanların en iyisiydi. Zamanların en kötüsüydü” ortamı bu içinde bulunduğumuz dönem. Bir tür geçiş dönemi bu. Kartların yeniden karıldığı bir dönem.

Böyle bir ortamda, makro rakamlar, mikro düzeyde neler olduğunu izah etmekte yeterli olmuyor. Bir de üzerine birileri bir köşede rakamları daha pırıltılı yapmaya çalışıyorsa, neler olup bittiğini makro resme bakarak takip etmek tamamen imkânsız hale geliyor. Duble riziko, bir nevi. Makyaj yapanlar için de kötü aslında, malum it izi, at izi meselesi.

Aklımda hep şu soru var bugünlerde: Virüs sonrası yeşil büyüme süreci de benzer bir biçimde eşitsiz gelişmeye/toparlanmaya yol açar mı? Doğrusu ben bu soruyu “evet” diye cevaplama eğilimindeyim. Peki, bu durumda genişletici para ve maliye politikalarına bir süre daha devam etmek gerekir mi? Evet. Peki, ekonomide neler olup bittiğini nasıl daha iyi anlayabiliriz? Aklımdakini anlatmaya bir başlayayım bugün.

Önce Sezar’ın hakkı Sezar’a. Kapitalizmin “Eşitsiz Gelişme Yasası”nı Troçki’den okumuştuk. Buna göre, her ülkenin şartları, ülkelerin içindeki bölgelerin gelişmişlik dereceleri, kaynakları birbirinden farklı olduğu için her yere aynı anda belli bir sermayeyi/çözümü götürsek bile bunun iktisadi değişim/gelişme açısından sonuçları ülkeden ülkeye, bölgeden bölgeye farklı olurdu. Özetle böyleydi eşitsiz gelişme yasası.

1920’lerde, 1930’larda Leon Troçki’nin derdi Rusya’da kapitalizmin gelişim süreci üzerinden sosyalizme geçiş patikasını düşünmekti. Sonra şöyle oldu, böyle oldu ama analiz güzeldi. Bakın bugünde derdimiz benzer. Virüs sonrasına geçiş patikasını yeşil mutabakat gündemi üzerinden bulmaya çalışıyoruz. Ortada bir yeniden yapılanma gereği olduğu ortada. Bir tür kaynakların yeniden dağıtımı (structural reallocation) dönemi işte.

Merkez bankalarının Davos’u diye tarif edilen Jackson Hole toplantısı 24 Ağustos’taydı. Toplantının adı doğrusu dikkat çekiciydi: “Eşitsiz Ekonomide Makroekonomik Politika” (Macroeconomic Policy in an Uneven Economy). “Makroekonomik politika ve eşitsiz gelişme ortamı” da diyebilirlermiş esasen tartışma tebliğlerini okursanız. Uneven economy deyince insan merak ediyor tabii.

Gourinchas (2021), mesela, COVID-19’a karşı maliye politikası tedbirlerini “eşitsiz ekonomi sonuçları açısından” değerlendirirken üç düzlemde farklı eşitsizliklerden söz ediyordu. Öncelikle, özellikle sektörler ve ülkeler COVID-19’dan farklı bir biçimde etkileniyorlardı. İkinci olarak, her ülke COVID-19’a karşı farklı politika tepkileri gösteriyor ve farklı tedbirler uyguluyordu. Üçüncüsü ise farklı şirketler kesimi ve kamu kesimi kırılganlıkları nedeniyle toparlanmanın hızı ülkeden ülkeye değişik olabiliyordu.

Yapılan çalışmalara göre her sektörün aynı anda aynı tepkileri göstermediği bu tür bir eşitsiz gelişme ortamında, genişletici para ve maliye politikalarının devamlılığı önem taşıyor. K-tipi büyüme süreci, kaynakların yeniden dağıtıldığı dönemler daha gevşek para........

© Dünya


Get it on Google Play