menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tüketim malı ithalatı: Verdiği zarar sıcak savaştan farklı mı?

11 0
03.03.2026

Farklı bir savaş alanı…

Yıllık ithalatımız 365.5 milyar dola­ra çıktı…

İthalatın büyük bölümü borçlanarak ya­pıldı…

Verdiği/vereceği zarar sıcak savaştan farklı mı?

Kazandığımız/kazandırılan “üretmeden /borçlanarak tüketme alışkanlığı” sayesin­de:

Sadece dış ticaret açığı 93 milyar doları aştı…

İhracatta, ocak ayında yaşanan, yüzde 4’lük düşüş ise, 1 günlük tatil fazlasına bağ­landı…

O “1 günlük tatil fazlası” ithalatı azalta­madı!

Tüketim malı ihracatı azaldı ama”, 30 Euroluk alışveriş sınırına rağmen “tarihi yüksek” seviyelerinde kaldı…

(Ayrıntılarıyla farklı bir yazı konusu ama hizmetler ihracatımızın yıllık 122 milyar doları aşması (fazla çaba harcamadan) lo­jistik, turizm, yurtdışı müteahhitlik gibi alanlara daha fazla yüklenmemiz gereklili­ğinin işaretini veriyor.)

İthalat “çok yüksek” ve/veya artıyor ola­bilir…

Üretimi/ihracatı artırıyorsa ve turizm/ yurtdışı çalışan gelirleriyle cari denge/faz­la verilebiliyorsa ihtiyaçtır/sürdürülebilir…

İthalat “çok düşük” ve/veya düşüyor ola­bilir…

Alım gücü, üretim ve/veya ihracattaki dü­şüş nedenliyse çok dikkat edilmelidir…

Dış ticaret, bütçe, cari, tasarruf fazlası ve­ren bir ülkede tüketim malı ithalatının art­ması çoğunlukla refahın göstergesi sayılı­yor…

Borç fazlası veren bir ülkede ise yatırım ve ara malı ithalatı, çoğunlukla kalkınma ve refah için atılan adımları simgeliyor…

Ya, “borç fazlası olan ülkeler” de tüketi­min üretime göre fazla vermeye devam et­mesi?

Yüksek enflasyondan/açıklardan/işsiz­likten yüksek faizlere tüm ekonomik sorun­ların temeli…


© Dünya