Kredinin sonuçlarını ölçersek, maliyetleri düşürebiliriz…
Dün, Bakan Kacır ve Bakan Işıkhan’ın (Detayı bugünkü gazetemizde yer alan) açıklamaları:
Düşük maliyetli kredi arayan KOBİ’leri umutlandırdı…
Çoğunluğu “çok çalışan” ve üretenden toplanan vergi/ mevduatlar sayesinde:
Üretene/geliştirene/üretmek isteyene kredi desteği, teşvik veriyoruz…
Bu desteklerin etki analizini yapıyor muyuz?
Getirisini ölçebiliyor muyuz?
KGF, KOSGEB aracılığı ile bundan önceki yıllarda dağıtılan (çalışandan toplanan vergilerle desteklendiği için düşük maliyetli olan) krediler:
Ekonomiye ne kazandırdı?
İhracata, istihdama, sürdürülebilir büyüme ve kalkınmaya katkısı (Getirisi/ götürüsü son 10 yılda yaşananlar gösteriyor) sorgulandı mı?
2019 yılı sonunda, dönemin KOSGEB Başkanı’na sormuştum:
“KOSGEB yüzlerce KOBİ’ye destek oluyor…
Bu desteği alanların ekonomiye sunduğu katkıyı (istihdam, ihracat, enerji üretimi, ithal ikame oranı vb…) nasıl ölçülüyor?”
“KOBİ’nin durumu, sektörün durumu neydi?
Desteği verdikten sonra ne oldu?
İstihdam, ihracat, satış, kârlılık, verimlilik ne kadar arttı?
Karşılaştırma için bu soruların yanıtına ve firmalarla ilgili en az 3-5 yıllık geçmiş bilgiye sahip olabilmeliyiz…”
“Bir firmaya destek verdik ve satışı yüzde 50 arttı diyelim…
Biz bu firma için “Destek verdik, büyüdü” diyemeyiz…
KOSGEB desteği tek başına etkili olmamış olabilir…
Desteğin etkisini ölçmek için firmanın 3 yıl öncesi ve sonrasını ve aynı sektörde desteklenmeyen şirketlerin de bilgilerini bilmeliyiz...
Bu sistemi kuruyoruz…”
Sistem kuruldu mu bilmiyorum…
Bu tür bir sistemin kurulumunun, günümüz teknolojisi ile “çok çok kolay” olduğunu biliyorum…
Kaynaklar doğru, verimli ve etkin kullanılıyor mu?
Gibi yüzlerce soruya yanıt bulmayı kolaylaştıracak bir sistemin, bugüne kadar kurulmaması, kime, ne kazandırıyor?
