menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Kıt kaynağı bollaştırmak” da görevimiz; “Bol kaynağı kıtlaştırmamak” da…

12 0
26.02.2026

Kalkınma ve refah artışı:

Kıt olan kaynakları “bollaştırabilme yete­neği” ile sağlanabiliyor…

Bol olan kaynakların da “değerini bilmek”, “is­raf etmemek”, “atıl bırakmamak”, “kıtlaştırma­mak” gerekiyor…

Örneğin… Yaklaşık 25 yıldır bu köşede tekrar­ladığımız konu:

Geçlerimizin yetenek/beceri geliştirmesi için eğitim sistemimizi geliştirmek (gelişmiş­leri model/örnek alarak), kıt kaynaklarımızı bollaştırmanın en etkili yolu…

Teknoloji geliştirebilmenin de, üretebilmenin de, onu kullanabilmenin de temelinde insan kay­nağı yatıyor…

Ve bu kaynak, birçok ülkede “kıt kaynak” olarak bilinirken;

Türkiye’de bolca bulunuyor (ama eriyor) ve “Türkiye’nin en büyük avantajı” olarak nite­lendiriliyor…

İnsan kaynağının niteliği, eğitimle artabili­yor…

Tabi ki eğitimle artabilen o nitelik, eğitim­le düşürüle(de)biliyor…

Kalkınma ve refahın katalizörü sayılan bu kaynak, yanlış eğitim sayesinde (Bazı Ortado­ğu ve Afrika ülkelerinde olduğu gibi) maalesef, “büyük dezavantaj”, “olumsuzlukların” kay­nağı olabiliyor…

Dün, ASO Başkanı Seyit Ardıç da dikkat çekti: “İşverenlerimizin yüzde 72›si aradığı nitelikte çalışan bulamıyor… Çok ilginçtir ki hem diploma bolluğunu hem de yetenek kıtlığını aynı anda yaşıyoruz…”

Onu geliştirecek/üretecek/dönüştürecek insan varsa teknoloji kullanılabilir seviyeye getirilebili yor…

Geliştirilmiş, başkaları tarafından kul lanıma hazır hale getirilmiş teknolojinin “verim li” veya ”verimsiz” kullanımını da “insan niteliği” belirliyor…

Gençlere nitelik kazandırmak ve kalkınmayı/ refahı yakalamak içim izlenecek yol mu?

Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın: “İstihdamla alakası kalmayan programlarda ısrar etmek sadece kaynak israfıdır…

Sadece mali kaynak değil, insan kaynağının da israfıdır…” cümlesinde gizli…


© Dünya