“Hepimiz, herkese karşı, her konuda sorumluyuz…”
Dostoyevski’nin, “Hepimiz, herkese karşı, her konuda sorumluyuz.” sözüyle anlatmaya çalıştığı olguda da gizli:
“Kamu yararı” gözeten/içeren uyarılar kıymetli…
BBVA Research “yatırımcı müşterileri” için hazırladığı raporda dikkat çekmiş:
Türkiye’de şirketlerin net döviz kısa pozisyonu dış yabancı para yükümlülükleriyle (yüksek borçlanma nedeniyle) bozuluyor…
Dış borç kompozisyonunda ise ağırlık kamudan özel sektöre kayıyor…
Bireysel ve KOBİ’de takipteki alacaklar artıyor…
Dezenflasyon yavaşladıkça faiz yükü büyüyor…
Ocak ve şubat enflasyon verileri, talebin dayanıklılığını ve fiyatlama davranışındaki bozulmayı teyit ediyor; bu kısa vadede TL mevduat ve kredi faizlerinde belirgin düşüşü sınırlıyor…
Uyarılar gerçekçi mi?
Ve talipteki alacak verisi…
BDDK verilerine göre, şubatın ilk haftasında, ihtiyaç kredisi bakiyesi 2.2 trilyon lirayı aştı…
Takipteki alacaklar ise aynı hafta 124 milyar lira ile rekor kırdı…
Kredi kartına getirilen sıkılaştırma, yüksek faize rağmen, ihtiyaç kredisi başvurularının yükselebileceği beklentilerini artırdı…
Diğer bir örnek: Faiz yükü…
Geçtiğimiz yıla göre faiz harcamaları yüzde 180 artışla 456 milyar lira ile yeni rekorunu kırdı…
Kamu yararına olan her uygulama, hepimi ze fayda sağlıyor…
Kamu zararına olan her uygulama, hepimize zarar veriyor… Ve bu basit döngüyü görebilme/hissede bilme yetisi ile de gelişebilen sorumluluk bilinci sayesinde, uyarı refleksi devreye giri yor…
Uyarıya örnek mi? Örneğin, bizi refaha ulaştıracak reformlara yönelik beklenti… 80’li yıllarda girmişti gündemimize “reform” kelimesi… O yıllardan bu yana vaatlerde de, uyarı larda da ilk sıraları süsledi…
Sonra mı? 2020’den sonra, 2021, 2022, 2023, 2024, 2025 ve sonrasında 2026 yılı da, “eğitimden çalışma hayatına, teşviklerden vergilere ka dar birçok alanda” “reform yılı” olarak ilan edildi…
Program ve strateji raporlarında da yazıldı/ çizildi… Sonuç: Somut olarak atılan bir reform adımı ve/veya takvimlendirilmiş bir re form hazırlığı var mı gündemimizde?
