We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kız çocuklarımızın hem eğitime hem desteğe ihtiyacı var.

3 6 3
09.06.2022

Eğitim, kültür ve sanat alanlarındaki sosyal yatırımlarıyla tanınan iş insanı Suna Kıraç’ın adını taşıyan Suna’nın Kızları, Eğitim Reformu Girişimi ile birlikte “Türkiye’de Kız Çocukların Eğitimi: Engeller, Müdahaleler ve Olanaklar” raporunu yayımladı.

Suna Kıraç’ın kızı, iş insanı İpek Kıraç’ın liderliğinde, Suna ve İnan Kıraç Vakfı çatısı altında çalışmalarını yürüten Suna’nın Kızları, raporda özelde kız çocuklar, genelde ise tüm çocukların önündeki üç büyük engeli toplumsal cinsiyet eşitsizliği, yoksulluk ve yapısal şiddet olarak tanımlıyor. Kız çocukları desteklemeye yönelik çalışmaların eğitime erişim, burs, okullaşma alanlarında yoğunlaştığına dikkat çeken rapor, kız çocukların yapabilirliklerinin artırılmasının en önemli ihtiyaç olduğunu vurguluyor.

Araştırma eğitim alanında çalışan 127 sivil toplum kurumu ve 243 proje incelenerek yürütülmüş. Düzenlenen 2 odak grup ve 3 paylaşım toplantısıyla birlikte ekosistem haritalaması tamamlanmış. Haritalama çalışmasının ardından sivil toplum kuruluşları, kız çocuklar ve öğretmenlerle birlikte Suna’nın Kızları’nın yol planı oluşturulmuş.

Suna’nın Kızları Kurucusu İpek Kıraç, kız çocukların okul dışında da desteklenmesi ve güçlendirilmesine imkan sağlayacak bir eko-sistemin gerekliliğine dikkat çekerek, şu yorumda bulunuyor:

“Araştırmamıza dâhil olan eğitim alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının yüzde 62’ye yakını kız çocuk odaklı çalışmalar yürütüyor. Bu projelerin ağırlıklı olarak kız çocukların eğitime erişimi kolaylaştırıcı müdahalelere odaklandığını, burs ve benzeri ekonomik desteklerin yoğunlukta olduğunu görüyoruz. Okul öncesi dönem ise en az çalışma yürütülen alanlardan biri olarak karşımıza çıkıyor. Aynı zamanda açık öğretime devam eden ya da eğitim dışında kalmış kız çocuklara özel destek mekanizmaları da kısıtlı. Okula erişimin desteklenmesi son derece değerli ancak tek başına yeterli bir müdahale değil.”

Kolektif etki yaklaşımıyla büyük bir sivil toplum ekosistemi oluşturmayı hedeflediklerini belirten Kıraç, vizyonlarını En önemli ihtiyaç, kız çocukların baskı altında kalmadan, güvenlikli ve mutlu bir çevrede yaşayabilmelerine ve sosyal ağların içerisinde yer almalarına destek olacak bir ortam yaratmak. Bunu da sivil toplum kuruluşları olarak tek tek yapamayız. Bu nedenle ‘kolektif etki’ adını verdiğimiz yaklaşımla güçlü yanlarımızı ortaya koyduğumuz, eksikleri yeni oluşumlarla desteklediğimiz bir ekosistem yaratmak için çalışıyoruz.” cümleleriyle ifade ediyor.

Türk Eğitim Vakfı’nın eğitim yolculuğu,1967 yılında merhum Vehbi Koç’un önderliğinde205 hayırseverin bir araya gelmesiyle başladı. TEV, kurulduğu günden bu yana, 55 yıldır eğitimin gücüne inanan bağışçılarıyla birlikte eğitimde fırsat eşitliği sağlamak için çalışmalarına devam........

© Dünya


Get it on Google Play