“Hangi Batı?”: Tek dişi bile kalmadı
Bugün “Batı” dediğimiz yapı askerî ya da ekonomik bir “geriye gidiş”ten ziyade, siyaset biliminin klasik kavramlarıyla ifade edersek bir meşruiyet ve yön krizi yaşıyor. Liberal uluslararası düzen zoraki ayakta; halen kurumlar çalışıyor, antlaşmalar yürürlükte, normlar metinlerde duruyor. Ancak yön tayin edici bir irade üretilemiyor. Uluslararası hukuk, statükoyu koruyan bir denge hukuku hâline gelirken, siyasî liderlik kriz yönetimine sıkışıyor. Tam bu boşlukta dünya, ekonomik olmaktan çok kültürel, teknolojik ve siyasal yeni merkezler etrafında yeniden şekilleniyor.
Batı merkezli uluslararası sistem, II. Dünya Savaşı sonrası kurulan kurallara dayalı düzenin mirasçısıdır. Ancak bugün bu düzen, norm üretme kapasitesini kaybetmiş, yalnızca krizleri yöneten bir mekanizmaya dönüşmüştür. BM, WTO ve benzeri kurumlar hukuken var ama açıkçası siyaseten etkisizdir. Uluslararası hukuk, büyük güç rekabetinde eşitlik vaadi sunmak yerine güç dengesini perdeleyen bir araç gibi algılanıyor. Bu algı, hukukun kurucu değil,........





















Toi Staff
Sabine Sterk
Gideon Levy
Mark Travers Ph.d
Waka Ikeda
Tarik Cyril Amar
Grant Arthur Gochin