Zamanında satmak da başarıdır

2026–2030 dönemi Türk şirketleri için sıradan bir ekonomik dalgalanma dö­nemi olmayacak. Bu kez mesele yalnızca talep daralması ya da kur oynaklığı değil. Küresel sermaye yeniden konumlanıyor, jeopolitik riskler ekonomik kararları doğ­rudan etkiliyor ve yapay zekâ birçok sek­törde rekabetin doğasını değiştiriyor. Ar­tık rekabet sadece fiyat ve kalite üzerinden değil; sermaye gücü, teknoloji kapasitesi ve dayanıklılık üzerinden yaşanıyor.

Dünya üretimi yeniden yer değiştiriyor. Tedarik zincirleri “en ucuz” olandan “en güvenli” olana doğru kayıyor. Devlet des­tekleri, yatırım teşvikleri ve teknoloji poli­tikaları şirketlerin kaderini eskisinden da­ha fazla belirliyor. Bu yeni denklemde bazı Türk şirketleri büyüyecek. Ancak bazıla­rı için daha zor bir soru gündeme gelecek: Bu yarışta sermaye ve teknoloji gücüyle de­vam edebilir miyim? Eğer cevap net değil­se, o zaman masaya gelmesi gereken bir se­çenek var: doğru zamanda exit.

Rekabet artık sermaye rekabetidir

Anadolu’da orta ölçekli bir üretici düşü­nelim. Yirmi yıldır ihracat yapıyor, pazarı var, markası biliniyor. Ancak borçla büyü­müş. İşletme sermayesi baskı altında. Önü­müzdeki üç yıl içinde dijitalleşme, otomas­yon ve verimlilik yatırımı yapmak zorun­da. Rakipleri ise daha ölçekli, daha........

© Dünya