Sürreel

Geçen hafta 1993 yazımızda, Taylor Kura­lının öngördüğü reel faizi detaylı anlat­mıştık. Kaçıranlar için hızlı bir özet verelim. Reel faiz şart değildir. Taylor Kuralını 1993 yılında yazmıştı. Demek ki 1993 öncesinde reel faiz şart diyen yokmuş. Nitekim 1971- 1980 yılları arasında Türkiye’de mevduat ve tahvil faizleri ortalaması negatif bölgede.

Epistemolojik kopuşa hazır olanlar için, Taylor Kuralı faiz teorilerinden sadece bir tanesi üstelik. Formülünde çıktı açığı ve nötr faiz var. Çıktı açığı potansiyel GSYİH ile ger­çekleşen arasındaki fark. İşin ilginci potan­siyel GSYİH ve nötr faiz ekonomide gözlem­lenemez ancak varsayılabilir. Yani varsayım­lar üzerine bir kurala dayalı formüle inanan, piyasada “Reel faiz şart, iktisat bilimi kuralı budur, bilim bunu gerektirir” dendiğinde dü­şülen durum aslında ekonomide bilgi açığı­dır ancak.

İstisnalar kaideyi bozmaz

Kredi verildiğinde mevduatın oluştuğunu 1930’da Keynes kitabında yazmışken, para­nın bankalar kredi verdiğinde yaratıldığını merkez bankaları yazmışken, Mises 1933’te “Epistemological Problems of Economics” kitabını yazmışken, daha böyle çok ezber var neoklasik ortodoks iktisat söylemlerinde ana akımda.

Bunları hatırlattığınızda “ama bunlar ka­ide değil istisna” diyenler olabiliyor. Mesela reel faiz için, Neo-Fisher yaklaşımın öngör­düğü durum, sıfıra yakın enflasyonda eko­nomiyi canlandırmak için faizin düşüşünü öngörür,........

© Dünya