menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bu sene de o sene değil

20 0
17.03.2026

Yeni yıla hep ümitle başlanır. Yeni başlan­gıçlar, eskinin geride kal­ması, iyinin beklenmesi, güzelin gelmesi. Görünen o ki bu sene de o sene de­ğilmiş. Yine canlı yayında savaş, insanlığın kendini kaybettiği Epstein dosya­ları, emperyalizm ile ka­pitalizmin acımasız yüzü. Neoklasik iktisadın mate­matiği öne koyduğu dünyada, stagf­lasyon mu olur, petrolün varil fiya­tı 200 dolar mı olur kaygısı yine in­sanın önüne geçmiş durumda. Oysa tersi olmalıydı, insanı öne koyan ik­tisat yoksa reel faiz olsa ne işe yarar.

Fakat gündem faiz artışı olsun mu, Fed sıkı kalmaya devam eder mi, Hürmüz Boğazı enflasyon yaratır mı, petrol rezervleri bunu engeller mi olunca mecburen bazı hatırlat­malar kaçınılmaz oluyor, yazı ister istemez başka yöne kayıyor.

Neoklasikler nerede yanıldılar?

Ben Şalom Bernanke, Mark Gert­ler, Mark W. Watson ile başlayalım. 2004 yılında, Journal of Money, Cre­dit and Banking hakemli dergisinde yazdıkları “Reply: Oil Shocks and Aggregate Macroeconomic Beha­vior: The Role of Monetary Policy” makalesinde özetle diyorlar ki: pet­rolden (fiyatından) kaynaklı şoklar­dan çok Fed’in (faiz arttırarak) para politikası enflasyona neden olmuş­tur. Kurdukları (VAR) modelde fai­zin arz ve enerji enflasyonunda bir katkısı ve etkisi olmadığı, kısa vade­li politika faizine dokunulmasında bir fayda olmadığı sonucu çıkmak­tadır. Çıktı açığının yarısı petrol fi­yatlarından kaynaklı olduğu için, fa­iz artışı ile müdahale değil........

© Dünya