Neden bu haberler artık bizi şaşırtmıyor?
Bir çocuk başka bir çocuğu öldürüyor.Fail de çocuk.
İsimler değişiyor; Ahmet, Atlas, bir başkası.
Yaşlar 14, 15, 16.
Haber birkaç gün dönüyor, sonra sessizlik.
Aynı günlerde başka isimler düşüyor ajanslara.
Boşanma aşamasında öldürülen kadınlar.
Ayrılmak istediği için öldürülen kadınlar.
Uzaklaşmak istediği için öldürülen kadınlar.
Mesela:
Mihriban Yılmaz.
Mesela Demet Akarsu.
Mesela Gözde Akbaba.
Üçü de boşanmak ya da ayrılmak istedikleri eşleri ve sevgilileri tarafından katledildiler. Üstelik bunlar, son altı ayda yaşanan yüzlerce benzer cinayetten yalnızca üçü.
Bu isimler, aynı zamanda istikrarlı bir şekilde sürdürülen düzenin açık kayıtları…
2024’te 394 kadın öldürüldü, 259 kadın şüpheli şekilde ölü bulundu. Bu, kayda geçen en yüksek sayı. 2025’in ilk altı ayında 136 kadın cinayeti, 145 şüpheli ölüm kayda girdi. Yılın tamamına dair, yıllardır tutarlılık gösteren sivil izleme derlemeleri, yaklaşık 299 kadın cinayetine işaret ediyor.
Bu trajedik bir istikrar. Çünkü kadınlar itaatten çıktıkları anda şu bağımsızlık eşiklerinde öldürülüyor:
Ayrılmak istediklerinde.
Boşanma aşamasında.
Hukuka başvurduklarında.
Devletten koruma talep ettiklerinde.
Oysa mevcut........
