İran bize ne kadar uzak?
İran sokaklarında bugün yaşananlar bir film sahnesi değil. Gerçek. Çarpıcı. Ve ürkütücü. Uzun zamandır temel ihtiyaçlardaki artış, halkın cebindeki parayı eritmekle kalmamıştı; süre gelen ekonomik kriz, yoksulluğu geniş kesimlere yayıyor ve geçimi istisna hâline getirmişti. Bugün İran’da ay sonunu görmek bir hedefe, yarını düşünmek bir lükse dönüşmüş durumda.
Marketlerde raflar pahalı, temel gıda fiyatları her geçen gün artıyor; İran riyali dolar karşısında tarihî düşük seviyelere geriledi, fiyat şokları toplumun alım gücünü ezmeye devam ediyor. Enflasyon yıllık yüzde 40’ların üzerine çıktı, temel ihtiyaçlardaki artışla birlikte halkın cebindeki para hızla eriyor; uzun zamandır süren ekonomik kriz yoksulluğu geniş kesimlere yayıyor. Bu tablo, istatistiklerin ötesinde bir şey anlatıyor: Bir toplumun gelecekle kurduğu bağ, geri dönülemez bir seviyede koptu.
Tam bu noktada, sürdürülebilir kalkınma denilen büyük vaadin neden tutmadığı ortaya çıkıyor. Çünkü bugünü taşıyamayan bir toplumdan yarına sabretmesi beklenemezdi. Protestolar 31 eyaletin her yerine yayıldı. Şehirler bazen internetin tümden kapatıldığı bir sessizliğe büründü; halk, sadece geçim derdini değil, daha fazla adaletsizlik ve gelecek belirsizliği nedeniyle de sokaklara........
