Gelgit kilidinde dünya batmaz: Spekülatif pozisyonların Türk tarım ve sanayisine etkisi

“Bu dünya ne sana ne de bana kal­maz. Böyle hiçbir kitap yazmaz.”

Bazı gezegenler ve uyduları kitli­dir. Ay, Jüpiter’in dört Galileo’su ve Satürn’ün Titan’ı akla gelen ilk ör­neklerdir. Bu uyduların semalarında ana gezegenleri sabittir. Güneş doğar, batar; ama gezegen hiç kaybolmaz.

İran savaşının ardından da ne ta­rım batar ne sanayi. Sistem sadece başka bir dengeye kilitlenir.

Yeni denge: Şaşırtanlar ve tasdikleyenler

ABD Tarım Bakanlığı, piyasayı şa­şırtmakta ısrarcı. Önceki hafta bekle­nenin ötesinde mısır ekim alanı açık­layan kurum geçtiğimiz hafta Dün­ya Tarımsal Arz – Talep Beklentileri (WASDE) ile piyasayı terste yakaladı.

Kayıtların tutulmaya başladığı 1919 yılından beri ABD’de en düşük seviye­de buğday ekimi yapılacak. Buna rağ­men stoklarda artış öngörülüyor. Pi­yasanın tepkisi Haziran ayından beri yaşanan en sert satışla karşılık buldu. Şikago’da buğday fiyatı son bir ayın en düşük düzeyine çekildi.

Alman İstatistik Kurumu (Destatis) ise sınai dönüşümün tasdik memuru gibi çalışıyor. Şubat ayında fabrika si­parişlerinin yıllık %3,5 arttığını açık­ladı. 2025 sonundaki güçlü ivmenin ardından siparişler dalgalı ama hâlâ pozitif bir zeminde.

Böylece resmi sipariş ve ihracat ve­rileri PMI sinyaline eşlik etti; kapsamı farklı üretim verisi ise biraz ağırdan alıyor. Almanya’da imalat sanayi 52,2 ile yaklaşık son 4 yılın zirvesinde. Al­manya, beraberinde Euro Bölgesi ge­nelini de yukarı çekiyor. Bölge geneli için PMI 51,6 seviyesinde açıklandı

– benzer şekilde 2022 yılından beri en yüksek değerinde.

Sipariş verisi, özellikle yatırım mal­larındaki eğilimi göstermesi bakımın­dan önemli. Savunma sektörü dönüşü­münün sanayiye yansımasını en erken burada izlemek mümkün. Dolayısıy­la Türk sanayicileri için daha öncelik­li. Sipariş verisiyle hizalanan TÜİK’in Sınai Üretimi de aylık %2,6 ile artışa eşlik etti.

Spekülatörler: Yön mü, korunma mı?

Fed ve piyasa arasındaki çekişmenin benzeri şu anda ABD Tarım Bakanlığı ve spekülatörler arasında yaşanıyor. Bakanlık verilerini açıklamadan önce spekülatörler buğday ve mısır kontrat­larında kısadan uzun pozisyona dön­düler. Ancak piyasadaki kontratlar iki şekilde okunmaya açıktır:

1. Fiyatın yönü, veya

2. Tedbir ihtiyacı (hedge).

Spekülatörler daha önce Ukrayna savaşı dönemindeki tahıl rallisinde böylesine konumlanmışlardı. Ancak o dönemle bugün arasında önemli bir fark var. Bakanlığın açıklamalarının satır arasında yatan: Rekolte ve stok­lar. Dünya tarımı İran savaşına rekor düzeyde 2025 sezon hasadı ile girdi. Silolar dolu. Dolayısıyla piyasa savaş arifesinde kısa pozisyon almıştı.

Ukrayna savaşı döneminde alınan kontratlar, fiyatın yönü ile ilgiliydi. Za­ten uzundular. Ancak bu seferki pozis­yonlar tedbiren terse dönen pozisyon­lar. Çünkü mevcut gübre maliyetinin 2027 rekoltesini nasıl etkileyece­ği henüz bilinmiyor. İlaveten res­mi meteoroloji servisleri okyanus yüzeyinin ısındığı “El Niño” olası­lığından ciddi şekilde bahsetmeye başladılar.

Spekülatörler tedbiren Şikago Ticaret Borsası’ndaki kısa pozis­yonlarını kapatarak 2022 yılından beri ilk defa nette uzun pozisyona geçtiler. Demek ki öngörü artana kadar spekülatörler spot ticarette­ki aşağı yöne karşı vadeli işlemler­de koruma moduna geçiyorlar. Veriler 2022 benzeri bir gıda krizinin fiyatlan­madığını düşündürüyor. Herkes kendi bilançosunu doğru risk yönetimiyle optimize etme arayışında.

Benzer bir durum Borsa İstanbul’da yaşanıyor. ABD Doları bazında sınai endeks 2025 dibinden %30’a yakın yu­karıda. Kritik 4 cent eşiği aşılırsa spe­külatörlerin Türk sanayisinde ciddi bir toparlanma beklentisi netleşecek­tir. Yatırımcılar, Türkiye’nin sınai dö­nüşüm hikayesini satın aldıkları anla­şılıyor. Geçtiğimiz hafta “Star Wars” başlığıyla Blackrock Başkanı Larry Fink’in ziyaretini değerlendirmiştik.

Takvim etkisi: Doğru filtre

Ay yüzeyinde çekilen fotoğraflar­da görülen bazı ışık oyunlarının kay­nağı Dünya’dan yansıyan ışınlar, yani Earthshine’dır. Kamera ayarlarını doğ­ru kullanabilmek gerekiyor. TÜİK’in açıkladığı mevsim ve takvim etkisin­den arındırılmış sınai üretim seri­si, Borsa İstanbul’un sınai endeksiy­le uyumlu seyrediyor. Alman ve Türk sınai göstergeleri birbirlerine kitliler. Bu da spekülatörlerin fiyatlamaların­da bilinçli bir tercihe işaret ediyor.

İSO PMI ve MÜSİAD SAMEKS en­deksleri, Mart ayını içeriyorlar haliy­le savaş etkisi. Keza dış ticaret verile­ri. Daha önce PMI’da yer bulan kuru­lu entegre sanayinin yeşil dönüşüm ve dijitalleşme konusunda zorlanabilece­ğini belirtmiştik. “Made in Europe”­da esnek KOBİ’ler daha çevik davra­nabiliyorlar. SAMEKS imalat endeksi Mart ayında 50 eşiğinin üzerinde kal­dı. PMI’daki çekilme ise Mart ayı ile sı­nırlı kalabilir. Yine de bir süre daha za­yıf seyir şaşırtmayacaktır. Zira ihracat verileri savaş ve takvim etkisini birlik­te yansıttı. Ramazan, geleneksel yavaş bir dönemdir. Özellikle yaz mevsimin­de etki belirginleşir. Bu sene Ramazan, kış mevsiminin sonuna denk geldi­ği için etkisi sınırlıydı. Ancak çalışma günleri her zaman verileri etkiler. Bu nedenle Nisan ihracatında verinin ye­niden ivmelenmesi olası. Ancak peşin­den gelecek Kurban Bayramı’nın göz ardı edilmemesi gerekiyor. Yani veri­lerdeki parazit yalnızca savaş etkisiyle sınırlı değil.

Almanya’nın rekor PMI verisi de sa­vaş etkisi dahildir. Çünkü Mart verisi­dir. Veriler filtrelendiğinde ortaya şu sonuç çıkıyor: Almanya’da kamu mali­yesiyle savunma yatırımlarının hız ka­zanması ve artan sermaye malı ihtiyacı. Türkiye’nin yeşil dönüşümde “Made in Europe” entegrasyonu. Spekülatörle­rin Borsa İstanbul’un sınai endeksinde kendilerini konumlandırmaları.

Sonuç: Ay takviminin bir mantığı vardır

Önümüzdeki dönemde tarım piyasa­larını da sınai üretimi de takvim belir­leyecek.

Mahsul ekim dönemlerindeki gübre maliyeti 2027 yılının tarım enflasyonu­nu önemli ölçüde şekillendirecek. Sava­şın enerji şokunu sanayinin ne ölçüde absorbe edebileceği cari talep koşulla­rını tayin edecek. Ancak savunma sana­yinde maliyet baskısı görece geri planda kaldığından yatırım malı talebinin daha dirençli kalması beklenebilir. Çalışma günleri ve bayram tatilleri ise dalga bo­yunu çizecek. Spekülatörler ise net:

1. Gıda krizi şu anda söz konusu de­ğil, henüz gerçekleşmemiş maliyet ris­ki yönetiliyor.

2. Türkiye’nin “Made in Europe” en­tegrasyonuna itimat yüksek.


© Dünya