Yeni dünya düzeni mi, eski alışkanlıkların son çırpınışı mı?
Dünya ekonomisi son yıllarda bir kavram etrafında dönüp duruyor: Yeni Dünya Düzeni.
Siyasetçiler bu kavramı meydanlarda, yatırımcılar sunumlarda, akademisyenler konferans salonlarında kullanıyor. Ancak asıl soru şu: Gerçekten yeni bir düzene mi geçiyoruz, yoksa eski alışkanlıklar son bir direnç mi gösteriyor?
Tarihte hiçbir düzen bir gecede değişmedi. Roma’nın çöküşü yüzyıllar aldı, Bretton Woods sistemi tek bir kararla değil, güven kaybıyla çözüldü. Bugün yaşadıklarımız da ani bir kopuştan ziyade, yavaş ama derin bir dönüşümün sancıları olabilir.
Küresel Ekonomi Neden Huzursuz? Son beş yılda dünya ekonomisinin dili değişti. Eskiden “büyüme”, “verimlilik”, “serbest ticaret” konuşulurdu. Bugün ise “jeopolitik risk”, “tedarik zinciri güvenliği”, “stratejik özerklik” kavramları ön planda.
Bu değişimin temel nedeni, küreselleşmenin vaat ettiği istikrarın beklendiği gibi çalışmaması. Pandemiyle başlayan kırılma, savaşlar, enerji krizleri ve finansal dalgalanmalarla derinleşti. Ülkeler şunu fark etti: Ucuz olan her zaman güvenli değildir.
Bu farkındalık, serbest piyasa reflekslerinin........





















Toi Staff
Sabine Sterk
Penny S. Tee
Gideon Levy
Waka Ikeda
Mark Travers Ph.d
Grant Arthur Gochin
Tarik Cyril Amar