Girişim sermayesi yatırım fonları

Son yıllarda finans dünyasın­da giderek daha fazla konuşu­lan bir kavramdan bahsetmek is­tiyorum. Girişim Sermayesi Ya­tırım Fonları. Aslında bu fonlar yalnızca bir yatırım modeli değil. Bir ülkenin geleceğe yatırım yap­ma kapasitesinin göstergesi. Çün­kü girişim sermayesi dediğiniz şey bugünü değil, yarını satın al­ma işidir.

Bugün dünyanın en değerli şir­ketlerine baktığınızda, teknoloji geliştirebilen ve küresel ölçekte ölçeklenebilen şirketlerin çok net görüldüğünü fark ediyorsunuz. Eskinin petrol devleri, ağır sanayi şirketleri ya da klasik üretim dev­leri artık yerlerini teknoloji şir­ketlerine bırakıyor. Bu şirketlerin çok büyük bölümü bir zamanlar küçük bir girişimden ibaretti.

Türkiye’nin asıl sorunu sermaye derinliği

Türkiye’de girişimcilik ru­hu aslında oldukça güçlü. Yazı­lım geliştiren binlerce gencimiz var. Savunma sanayisinde önem­li mühendislik kapasitesi oluştu­rabildik. Oyun sektöründe dünya çapında başarı hikâyeleri çıkar­dık. Finans teknolojileri tarafında ciddi bir dinamizm oluşuyor. Ya­pay zekâ alanında çalışan gençle­rin sayısı hızla artıyor.

Sorun fikir eksikliği değil. So­run, bu fikirlerin büyüyebilme­si için gereken sermaye yapısının yeterince gelişmemiş olması.

Türkiye’de birçok girişim he­nüz başlangıç aşamasındayken fi­nansmana erişim problemi yaşı­yor. Çünkü geleneksel finans sis­temi çoğunlukla teminat görmek istiyor. Oysa yeni çağın ekonomik dinamizmi fiziksel teminat üze­rinden değil, fikir üzerinden bü­yüyor.

Bugün bir yazılım şirketinin en değerli varlığı bilgisayarları de­ğil; insan kaynağı, algoritması ve geliştirdiği teknoloji. Fakat kla­sik bankacılık sistemi bu yapıyı finanse etmekte doğal olarak zor­lanıyor. İşte girişim sermayesi ya­tırım fonlarının kritik önemi tam burada başlıyor.

Bu fonlar yalnızca finans­man sağlamıyor. Aynı zaman­da girişimin büyümesine or­tak oluyor. Yönetim desteği veriyor, stratejik bağlantılar sağ­lıyor, uluslararası yatırım ağla­rına erişim sunuyor. Aslında iyi........

© Dünya