Wall Street’in dijital varlık stratejisi
Kripto piyasası ilk kez bu kadar güçlü bir şekilde kurumsal sermayenin etkisi altında ilerliyor. Geçmiş döngülerde bireysel yatırımcı iştahı ve spekülatif işlemler belirleyici olurken, bugün piyasanın yönü büyük ölçüde Wall Street kaynaklı fon akışlarıyla şekilleniyor. Spot ETF’lerin devreye girmesiyle birlikte kripto varlıklar, alternatif yatırım alanı olmanın ötesine geçerek küresel finans sisteminin doğrudan izlenen varlık sınıflarından biri haline geldi.
Son haftalarda piyasalarda temkinli görünüm öne çıksa da ETF tarafındaki veriler, uzun vadeli dönüşümün devam ettiğini gösteriyor. Jeopolitik riskler, yükselen petrol fiyatlarının tetiklediği enflasyon baskısı, FED ve diğer merkez bankalarının faiz politikaları ile küresel belirsizlikler kısa vadeli dalgalanmalara neden olsa da piyasada asıl belirleyici unsur artık hangi varlığa ne ölçüde kurumsal sermaye yöneldiği oluyor.
Bitcoin ve Ethereum ETF’lerinde yeni denge arayışı
Son bir yıllık dönemde Bitcoin ETF’leri toplamda 20 milyar doların üzerinde net giriş kaydetti. Özellikle 2025’in ikinci ve üçüncü çeyreğinde kurumsal talebin belirgin şekilde hızlandığı görüldü.
Geçtiğimiz yıl Mayıs ayında 5,23 milyar dolar, haziranda 4,60 milyar dolar ve temmuzda 6,02 milyar dolarlık net giriş gerçekleşti. Bu dönem, Bitcoin’in kurumsal portföylerde “dijital rezerv varlık” olarak konumlanmaya başladığı süreç oldu. Ancak yılın son çeyreğinden itibaren daha temkinli bir görünüm oluştu. Kasım’da 3,48 milyar........
