We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Yurt ve barınma sorunu

15 0 32
26.09.2021

Yıllar önce üniversite sınavlarında aldığım puanlar hem Ankara'da hem de İstanbul'daki fakültelere girme hakkını bana sağlıyordu.

Ben İstanbul'da olmayı seçtim. Çünkü İstanbul hayallerimin kentiydi ve ben bir deniz tutkunuydum.

İstanbul'a benim gibi üniversiteyi kazanmış birkaç arkadaşla birlikte gelmiştik. Akşam olunca arkadaşlardan biri daha önce Gedikpaşa semtinde bir otelde kaldığını oranın bütçemize uygun olacağını söyledi ve sanırım 4 arkadaş olarak otele gittik.

O otelde gece ilk kez tahtakurusu ile tanıştım ve sabaha kadar uyuyamadım. Ertesi gün ve daha sonraki günler aynı sorun devam etti. Hatta kim dedi nasıl oldu bilemiyorum birkaç kutu tuz aldık karyolalarımızın çevresini baştan başa tuzladık. Fakat böyle bir sınır çizmek çare olmadı. Arkadaşlardan biri tahtakurularının tuzdan geçip yataklarımıza tırmanamadığını ancak duvarlardan tavana tırmandığını ve tavandan pike yaparak kendilerini bizim yataklarımıza dikey yatış yaptıklarını söylüyordu.

Yaşamımda ben ilk kez o otelde kâbus gördüm. Düşümde bir el ağzımı ve burnumu kapatmış beni soluksuz bırakmıştı. Çırpınıyordum. Bağırmak istiyordum. Soluk almak o gizemli eli yüzümden çekmek istiyordum. Fakat hiçbirini yapamıyordum. O gecenin sabahında duvardaki eski, kirli, çerçeveli aynayı kaldırınca altında çok sayıda tahtakurusu olduğunu görmüştüm.

Birkaç gün sonra otelden ayrıldık ve bu kez Vefa semtinde sözde özel bir yurda yerleştik. Genişçe bir koğuşta altlı üstlü ranzalarda 30 kişi kalıyordu. Haftada bir gün sıcak su vardı, banyo için kuyruğa giriyorduk. Kuyruk sırasında ise çok kavga oluyordu.

Burada da daha fazla kalamadık ve Fatih Kadınlar Pazarı semtinde tek odaya bir ev kiraladık. Bekara ev verildiği için kira yüksekti. O tarihte kargo sistemi olmadığından ailelerimiz yataklarımızı ambar yoluyla gönderdi. 4 arkadaş yataklarımızı zaten küçük olan odada yan yana olmak üzere yere serdik. Evde banyo yoktu ama evin yakınında bir hamam vardı. Sonradan arkadaşlarımız eve iki öğrenci daha getirdiler. Bunların kalacak yerleri olmadığını söylediler ve zorunlu olarak o küçük odada yere serilen yatak sayısı 6'ya çıktı.

Bir süre sonra o evden ayrıldım. Horhor sokağında yine öğrencilerin kiraladığı diğer odalarını kendisinin kiraya verdiği bir evin tek yatak sığacak büyüklükteki odasına taşındım. Çatı katında kalan bir öğrenci keman çalıyordu ve keman sesi beni mutlu ediyordu.

Sömestr tatilinde memlekete gittim. Döndüğümde........

© Dokuz Sütun


Get it on Google Play