Gelinen Noktada Birileri Hâlâ… Dememelidir

Gelinen noktada hala “Şii-Sünni, Arap-Fars, Türk-Kürt” diye ayırt yapan, safları radikalize eden varsa onu adam yerine koymamak lazımdır.

Böyle bir muamele; vakte, gönle ve söze haksızlık etmek demektir.

Bu savaş “A’nın hatası, B’nin kaygısı veya C’nin zaafından ayrı bir konu olarak Hak-batıl savaşıdır.” Eğer taraf olarak bir konumlanma olacaksa bu Hak-batıl bağlamında bir konumlanma olmalıdır.

“Komşumun hasmı, düşmanı gelsin benim balkonumdan komşumu taşlasın. Komşu da doğal olarak benim camımı taşlar.

Taşlayınca da viyaklamanın bir anlamı yoktur.

Komşu, komşunun külüne muhtaçtır.

İnsanlar, İran’da gece gündüz demeden ABD ve siyonizmle savaşıyor.

Canları, aileleri, evleri ve şehirlerini korumaya çalışıyor.

Cephede uçaklar, füzeler ölüm kusuyor.

Şehirler, tüm güzellikleriyle viraneye çevriliyor.

Kadın, çocuk ve yaşlı demeden insanlar vahşice katlediliyor…

Ana medya ekranlarında mesken tutmuş bazı “yazar, analist, hoca ve akademisyen” kılıklı kişiler ise ABD ve Siyonist borazanlığı yapıyor.

Hala bir mezhep tartışması, menfaat yarıştırması üzerinden fitne üretiyor.

İran, Afganistan, Lübnan, Yemen, HAMAS ve Hizbullah ile ilgili değerlendirmede “ama, fakat, öyle ki” ile başlayan cümleler kuruyor.

Rahat ve........

© Doğruhaber