Ücretli öğretmenlik bir çözüm mü, yoksa sistemin itirafı mı? |
Türkiye’de eğitim sistemi uzun zamandır sessiz bir kriz yaşıyor. Bu kriz ne müfredat tartışmalarıyla ne de sınav sistemleriyle sınırlı. Daha derinde, daha köklü bir yara var.
Ve bu yaranın üstü, “ücretli öğretmenlik” adı verilen geçici bir pansumanla örtülmeye çalışılıyor.
Türkiye’de önemli bir eğitim sendikası 81 il valiliğinden talep ettiği verilerle hazırladığı 2025-2026 Eğitim-Öğretim Yılı Ücretli Öğretmenlik Araştırması, eğitim sistemindeki öğretmen açığı ve ücretli öğretmenlik gerçeğini bir kez daha gözler önüne serdi. Veri gönderen 62 ilde toplam 71 bin 757 ücretli öğretmen görev yaparken, 55 ildeki norm kadro ihtiyacı (öğretmen açığı) 80 bin 449 olarak kayıtlara geçti. En çarpıcı detay ise sınıfa giren ücretli öğretmenlerin çoğunun "Eğitim Fakültesi" mezunu olmaması.
Eğitimde kadrolu atama yerine geçici çözüm olarak uygulanan "ücretli öğretmenlik" sistemi, devasa boyutlara ulaşmış durumda. Eğitim sendikasının araştırmasına göre, Türkiye genelinde okullarda öğretmen açığı alarm veriyor. Valiliklerden gelen resmi verilere göre şekillenen rapor, eğitimdeki kalite tartışmalarını alevlendirecek cinsten.
Her yıl on binlerce genç öğretmen atanmayı beklerken, sınıflarda ders anlatanların önemli bir kısmı ya alan........