ÖĞRETMENİ SUSTURAN SİSTEM, GELECEĞİ DE TÜKETİR!
2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı’nın yoğun maratonu bugün itibarıyla başlıyor. Yeni eğitim döneminin başta öğrencilerimiz ve öğretmenlerimiz olmak üzere velilerimiz, eğitim çalışanlarımız ve ülkemiz için hayırlı, başarılı ve bereketli olmasını diliyorum. Yeni dönemin, çocuklarımızın geleceğine umut kattığı, eğitimde yaşanan sorunların çözümüne yönelik güçlü adımların atıldığı ve herkes için daha nitelikli, adil ve erişilebilir bir eğitim ortamının oluşturulduğu bir yıl olmasını temenni ediyorum.
Eğitimin aktörü ve öznesi olan ve bu maratonda en ağır yükü omuzlayan öğretmenlerin özlük hakları, yetkileri, mesleki yeterlilikleri ve itibarları güçlendirilmeden verimli bir neticenin alınması düşünülemez.
Tarih boyunca öğretmen yalnızca ders anlatan kişi olmadı. Muallim; toplumun geleceğini şekillendiren, çocuğa bilgi kadar ahlak, sorumluluk ve istikamet kazandıran bir rehberdi. Kadim kültürümüzün “muallim” anlayışından Cumhuriyet’in öğretmen mefkûresine kadar öğretmene yüklenen anlam açıktı:
Öğretmen, bir milletin geleceğini inşa eden insandır.
Bugün ise eğitimin öznesi olması gereken öğretmen, giderek mevzuat, bürokrasi, şikâyet mekanizmaları ve artan sorumluluklar arasında sıkışıyor. Etken rolden edilgen role evrilerek pasif bir statüye........
