İdeolojik Eğitimin Oluşturduğu Tahribat

Türkiye’de ideolojik ve batıya teşne eğitimin tarihsel süreçte yol açtığı tahribat, hem eğitimin bilimsel niteliğini zayıflatmış hem toplumsal kutuplaşmaya hem de bireysel düşünme becerilerinin körelmesine sebebiyet vermiştir. Tektipçi ve ulus devlet anlayışı empoze faaliyetinden dolayı eğitimde bir türlü istediğimiz mesafeyi alamadık. Aksine daha da geriye gittiğimizi söyleyebilirim. Oysa eğitimde esas olan ideolojik dayatma değil bireyin içindeki potansiyeli keşfetmek ve bunları geliştirmektir. Yanı sıra bireyin bedensel, zihinsel ve ruhsal anlamda tekâmülünü sağlamaktır. Konuyu analitik ve dengeli olarak ele aldığımızda şunları rahatlıkla söyleyebiliriz.

İdeolojik eğitimde, “doğru” önceden tanımlıdır. Bu tanımlamadan kaynaklı olarak sorgulama, itiraz ve alternatif görüş geliştirme becerilerine mahal yoktur. Bireye ne verilirse öğrenilmesi gereken obje odur, dolaysıyla ezbere dayalı öğrenme ön plana çıkar. Sorgulama, itiraz ve eleştirel düşünceye ket vurulmuş olur. Hal böyle olunca akademik ve entelektüel üretim kısıtlanmış olur. Eleştirel düşünce zayıfladığı için öğrenci; problem çözen değil,........

© Doğruhaber