Çocukların Omzuna Yüklenen Hesaplaşmalar
Toplum olarak yıllardır konuşmakta zorlandığımız, konuşsak da üzerinde gerektiği kadar duramadığımız bir mesele var: velayet intikamı sendromu… Adını yeni duyanlar olabilir; ancak etkilerini her gün görüyoruz. Boşanma süreçlerinde anne ya da babanın, biten evlilikten duyduğu öfkeyi çocuğa yönelterek, adeta onu bir hesaplaşma aracına dönüştürmesi…
Bir insanın intikam hissiyle hareket etmesi zaten başlı başına zarar vericiyken, bunu bir çocuğun omuzlarına yüklemesi çok daha yıkıcıdır. Boşanmanın acısını, kırgınlığını, öfkesini çocuğun üzerine boca eden ebeveyn, aslında kendi yarasını kapatmak için çocuğun ruhunda yeni yaralar açar. Bu, sadece bireysel bir travma değildir; aynı zamanda toplumsal bir yaradır. Çünkü çocuklar bizim geleceğimizdir, yarınlarımızdır. Ve bugünün travmaları yarının karakterlerini şekillendirir.
Bir anne ya da baba, eşinden intikam almak için çocuğu kullanmaya başladığında ortada artık bir aile meselesi değil, bir insanlık sorunu vardır. Çocuğun diğer ebeveyniyle görüşmesini engellemek, onu manipüle etmek, duygusal anlamda baskı kurmak, yanlış yönlendirmek… Bunların hiçbiri bir boşanma krizinin doğal parçası değildir. Bunlar, bir yetişkinin çözemediği öfkeyi masum bir kalbe yüklemesidir.
Ve açıkça söylemek gerekirse, intikamcı bir ruh hâline sahip kişilere........
