Aile Yılı mı, Aileyle Çelişen Uygulamalar mı?

Türkiye’de gelecek on yıl “Aile Yılı” ilan edildi. Aileyi koruma, güçlendirme ve geleceğe taşıma vurgusu yapılıyor. Kâğıt üzerinde son derece kıymetli, hatta hayati bir adım. Çünkü nüfus yaşlanıyor, doğurganlık düşüyor ve toplumun en son dayanak noktası olan aile yapısı ciddi baskılar altında. Ancak tam da bu noktada aklımıza ister istemez şu soru geliyor, söylem ile uygulama neden bu kadar farklı?

Aileyi merkeze aldığını söyleyen bir devlet politikası, aile kavramı etrafında ciddi hassasiyetleri olan bir toplumda hayata geçiriliyorsa, burada seçilen dil, yüzler ve semboller de en az politika kadar önemlidir. Çünkü kamuya açık projelerde yer alan kişiler, ister istemez “rol model” olarak sunulur. Özellikle Milli Eğitim gibi doğrudan çocuklara, gençlere ve ailelere hitap eden kurumlarda bu hassasiyet katlanarak artar.

Peki, o zaman bu çelişki nasıl açıklanacak? Bir yandan aile yılı ilan edilirken, diğer yandan geçmişte aile yapısı, geleneksel değerler ve toplumun geniş kesimlerinin hassasiyetleriyle açık biçimde çatışan söylem ve tutumlarıyla bilinen isimlerin, aile temalı projelerde ön plana çıkarılması nasıl........

© Doğruhaber