ŞAH VE MAT
Güç, gürültüyle değil; sabırla kurulan hamlelerle hükmeder. Tahtayı sarsanlar değil, oyunu anlayanlar kazanır. Ve bazen en sessiz oyuncu, en gürültülü imparatorluğu mat eder.
Bu satırları yazarken içimde bir burukluk var; çünkü anlatacaklarım, alışılmış ezberleri bozuyor. Ne İran hayranıyım ne de taraf tutma derdindeyim. Ama gerçek şu ki, son büyük gerilimde İran, satranç tahtasında beklenmedik bir ustalık sergiledi. Ve evet, kabul edelim ya da etmeyelim: Bu bir zaferdi.
Yıllardır bize anlatılan bir masal vardı: ABD yenilmezdi, dokunduğunu ezerdi, karşısına çıkanları diz çöktürürdü. Oysa bu defa öyle olmadı. İran, askeri güçten çok stratejiyle, sabırla ve psikolojik üstünlükle oynadı. Her hamlesini hesapladı. Provokasyonlara kapılmadı, acele etmedi. Ve en önemlisi, rakibini kendi oyununa çekti.
ABD ise alıştığı reflekslerle hareket etti. Gücüne fazla güvendi, rakibini küçümsedi. Ama bu defa karşısında........
