menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Batıya benzemek uğruna kendimizden vazgeçerken

23 0
04.01.2026

Uzun zamandır içimde bir rahatsızlık var. Görmezden gelmeye çalışıyorum ama olmuyor. Çünkü ortada süslenerek anlatılacak bir tablo yok. Müslümanlar olarak Batıya benzemek uğruna o kadar yol aldık ki, farkında olmadan kendimiz olmaktan vazgeçtik. Benzemeye çalıştığımız Batı gibi olamadık; terk ettiğimiz köklerimiz gibi de kalamadık. Ne tam Batılıyız ne de sahih anlamda Müslüman. Ortaya çıkan şey, kimliğini yitirmiş, yönünü şaşırmış, neye ait olduğunu bilmeyen bir hal.

Oysa ölçümüz baştan belliydi. Kur’an açıkça söylüyor: “Andolsun ki Allah’ın Resulünde sizin için güzel bir örnek vardır.” Buna rağmen örneğimizi son peygamberden değil, Batının vitrinlerinden aldık. Hayatı, siyaseti, ahlakı, hatta hayali bile ithal ettik. Bize “özgürlük” diye sunulan her şeyi sorgusuzca alkışladık. Ne yazık ki çoğu zaman alkışladığımız şey özgürlük değil, nefsin esaretiydi.

Batıya benzemeye çalışırken onu da başaramadık. Çünkü Batı kendi tarihinin, kendi düşünce dünyasının ürünüdür. Biz ise kendi dünyamızı yıkıp başkasının evinde yaşamaya kalktık. Kur’an’ın uyarısı kulaklarımızdaydı ama duymak istemedik: “Yahudiler ve Hristiyanlar, sen onların dinine uymadıkça senden asla razı olmazlar.” Razı olunmak için taviz verdik; verdikçe talepler arttı.

Bana değerli bir ağabeyim bir gün, “Çok fazla eleştiriyorsun, fazla kötümser bir portre çiziyorsun” demişti. Haklı görünüyordu;........

© Doğruhaber