Liderlerini Feda Ederek Kazanıyorlar |
İslam’ın bir güç olarak ilk defa yeryüzünde sahne almasına vesile olan Bedir’de, meşhur müşrik önderlerinin neredeyse hepsinin öldürülmesi, Mekke’deki pagan otoritenin direncini yok etmedi hatta yeni siyasi ve askeri yetenekleri ortaya çıkardı. Yani en basit şirk toplumunu bile baştakilerin bir anda topluca öldürülmesi yola getirmedi. Tam aksine sonraki süreçte o ileri gelenler sağ bırakıldığı için kalpleriyle teslim oldular.
Bedirin üzerinden beş yıl gibi kısa bir zaman geçti.
Doğu Roma imparatoru, Heraklius’un, Sasanileri Ninova’da yenmesi ve Kudüs’ü ziyaret etmesinin hemen akabinde miladi 629 tarihinde, 3 bin kişilik İslam ordusu, Kudüs’e 100 km mesafedeki Mute’de, 200 bin kişilik devasa bir orduyla karşılaştı.
Koskoca Sasani imparatorluğunu daha yeni mağlup etmiş olan Bizans ordusunun müthiş bir morali ve özgüveni vardı. İslam ordusunun komutanlarını ortadan kaldırarak bu küçük grubu başlarından savmak istediler.
Peygamber(sav)’in en sevdiği isimlerin başında gelen mesela Hz. Zeyd ile Hz. Cafer gibi müstesna şahsiyetlerin yanında Abdullah b. Revâha, Abbâd (Ubâde) b. Kays, Mes‘ûd b. Esved, Vehb b. Sa‘d, Hâris b. Nu‘mân, Sürâka b. Amr b. Atıyye el-Mâzinî, Ebû Küleyb (Kilâb) b. Amr, Câbir b. Amr, Amr b Sa‘d, Âmir b. Sa‘d, Abdullah b. Sa‘d, Süveyd b. Amr ve Mes‘ûd b. Süveyd gibi -radıyallahu anhum ecmain- çok kıymetli on beş komutan şehid oldu.
Ve kral da şövalyesi Teodors da, bu Aziz sahabeleri katletmelerinin Bizans’ın bölgedeki sonunu hazırlayacağını öngörmemişti.
Çünkü Mute’de, -Resulullah sav’in savaş öncesinde öyle bir talimatı da olmadığı halde- orduyu komuta görevini devr alan Halid b. Velid ra, Mute’den sadece yedi yıl sonra Yermuk’ta o şaşaalı Doğu Roma........