Batı dünyasının iğrenç serüveni

Avrupa’nın tamamında ve Amerika’da tüm eğitim kademelerinde, Yunan mitolojisi klasik batı kültürünün temeli olarak okutulur. Üniversitelerde de bir çok bölümde zorunlu dersler arasındadır. Yine sanatlarının ne kadar çeşidi, eseri, usulü varsa hepsi Yunan tanrıçalarının ve onların efsaneleriyle doludur. Özellikle Rönesanstan sonra bütün isimlendirme ve kavramsallaştırmaları da buna dayalıdır.

Peki asırlardır batının nesillerini buna göre yetiştirdiği, tapındığı, dayandığı, giyindiği, bezendiği, yaydığı, dayattığı bu mitoloji nedir, neler içerir?

Affınıza sığınarak en meşhurlarından birkaç nümune aktarıyorum:

Titan Kronos, tahtını kaybetmemek için doğan her çocuğunu yutar. Kendi evladını yiyen bir baba figürü mitolojinin en karanlık sahnelerindendir.

Tantalos, tanrıları sınamak için kendi oğlu Pelops’u kesip pişirir ve sofraya koyar. Bu yüzden ebedî açlık ve susuzlukla cezalandırılır.

Oidipus bilmeden babasını öldürür, annesiyle evlenir. Gerçeği öğrenince annesi intihar eder, Oidipus gözlerini kör eder.

Jason tarafından terk edilen Medea, intikam için kendi çocuklarını bizzat öldürür. Anne katilliğinin mitolojik zirvesidir.

Tereus baldızına tecavüz eder, dilini keser. Eşi Procne intikam için kendi oğlunu öldürüp kocasına yedirir.

Zeus sayısız kadına farklı kılıklara girerek tecavüz eder: boğa, kuğu, altın yağmur…

Satürn / Dionysos kültlerinde sarhoşluk haliyle kendini parçalama ve insan kurbanı temaları vardır.

Tamam da böyle tiksindirici saçmalıkları neden hâlâ kültürlerinin, düşüncelerinin, yaşam felsefelerinin temeli kabul ediyorlar? Neden bunları çocuklarına ezberletiyorlar? Neden bunlara aşırı........

© Doğruhaber