menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yapay Zekâdan Mı, Yoksa Yapay İnsandan Mı Korkulmalı?

12 0
13.07.2026

Son yıllarda yapay zekânın sürekli gelişiminden duyulan bir korku hâkim. İnsanlık, kendi elleriyle ürettiği metal yığınlarının ve kod satırlarının bir gün canlanıp kendisini yok edeceğinden ciddi bir şekilde endişeleniyor. Teknolojinin geldiği aşamaya bakıldığında bu korkuya hak vermemek elde değil.

Oysa asıl tehlikeyi tamamen ıskalıyoruz. Gözlerimizi çevirmemiz gereken yer laboratuvarlardaki çipler mi olmalı yoksa sokaktaki, aynadaki, içimizdeki kriz mi? Doğru soruyu sormak zorundayız: “Bizler, dijital kodlarla üretilen yapay zekâdan mı korkmalıyız, yoksa ruhu boşaltılmış, ahlaki kodları silinmiş, inanç zafiyetiyle malul hale gelmiş yapay insandan mı?”

Bugün insanlık, modernleşme ya da küreselleşme adı verilen, ama aslında büyük bir manevi erozyondan başka bir şey olmayan devasa bir kaosun tam ortasındadır. Bu kaosun mimarının yapay zekâ olmadığını; bilakis kalbini kaybetmiş, değer yargılarını yitirmiş, etten ve kemikten yapay insanlar olduğunu kabul etmeliyiz.

Yapay insan, bir fabrikada dijital kodlar yüklenerek üretilmez. O, menfaatini her şeyin üstünde tuttuğunda, empati yeteneğini kaybettiğinde, hırslarının esiri olduğunda ve en önemlisi Yaratıcısı ile olan bağını kopardığında ortaya çıkar. Günümüz insanının içine düştüğü en büyük tehlike, inanç zafiyetidir.........

© Doğruhaber