Emperyalizmin desiseleri ve ümmetin dağınıklığı |
Gündem oldukça yoğun. Suriye’de yaşanan çatışmalar ve bu çatışmaların Türkiye’nin doğu ve güneydoğusundaki illere yansımaları, haydut ABD’nin dünyaya meydan okumaya devam etmesi, İran, Lübnan ve İhvan-ı Müslim gibi yapılara yönelik tehditkâr dili… Diğer taraftan ise işgal rejiminin Gazze’deki mazlumlara yönelik saldırıları ve suikastleri…
Tüm bu gelişmeler, küresel emperyalizmin İslam coğrafyasında yürüttüğü çok yönlü planların bir yansıması olarak karşımızda durmaktadır. Görünürde yaşananlar; İslam ümmetini sahili selamete ulaştıracak, içinde bulunduğu olumsuzluklardan çıkaracak gelişmeler gibi görünmemektedir. Tam aksine, derin bir tefekkür ve muhasebeyi zorunlu kılmaktadır.
İslam ümmeti olarak sadece Müslümanlara değil, tüm insanlığa umut olmamız gereken bir noktadayken, “Neden Müslümanlar olarak güçlü bir durumda değiliz?” sorusunu sormak gerekmez mi? Neden bu hâle geldik, neden İslam ümmeti olarak vahdeti bir türlü tesis edemedik?
Tüm Müslümanların ortak noktası olan Kudüs ve Mescid-i Aksa meselesinde bile tam, ihtilafsız bir ittifak elde edemedik. Sekiz milyar nüfusu olan dünyada, iki milyar nüfusa sahip İslam ümmetinin bugünkü hali pürmelâlinin sebebini durup düşünmeliyiz.
Dünyanın dörtte birini oluşturuyor olmamıza rağmen sürekli katliamlara maruz kalan, sürekli emperyalistlerin........