menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

AİLE YILI BİTERKEN ORTAYA ÇIKAN BAZI SARSICI HABERLER HAKKINDA BİR DEĞERLENDİRME

17 0
latest

Aile yılı ilan edilen 2025 yılının son günlerinde basında yer alan bazı haberler toplumda şok etkisi yarattı. Bu haberler, toplumda hayrete ve şaşkınlığa neden olduğu gibi toplumsal çözülmenin ve çürümenin, toplumda kaygı ve korkunun, güven duygusunun kaybolmasına neden olacak boyuta vardığını da gösterdi. Bu haberlerden bazıları şunlardır:

- İstanbul’daki bir kız lisesinde, bir okul müdürünün her hafta iki-üç kız öğrenciyi kendi arabasıyla uyuşturucu tedavisine götürdüğü,

- Şehirlerde, yeni nesil çetelerin mekân bastıkları, cinayet işledikleri ve eleman bulmakta zorlanmadıkları,

- Tanınmış ailelerin çocuklarının ve medyada tanınmış bazı kişilerin uyuşturucu partileri düzenledikleri, fuhuşa teşvik ve yer temin ettikleri,

- Milyonların izlediği futbol maçlarında şike yapıldığı,

- Sanal kumarın bilinenden daha yaygın olduğu,

- Uyuşturucu kullananların sayısının arttığı ve kullananların yaşının ortaokula kadar düştüğü.

Bu haberlerle ilgili olarak basında yer alan değerlendirmelerin çoğunda, benzer olaylar ile AK Parti’nin “dindar nesil yetiştirme” hedefi arasında bir ilişki kurulmakta ve yöneticilerin hayal kırıklığı yaşadığı, beklentilerinin gerçekleşmediği dile getirilmektedir. Toplumsal olayların bir nedeni olmadığı gibi bir sonucu ve bir çözümü de yoktur; ancak bir neden, sonuç ve çözüm diğerlerine göre daha belirgin ve göz önündedir genel prensibi hatırlandığında; bu yöndeki ilişkilendirmenin yukarıdaki olayları açıklamak için yeterli olmadığı, yaşanan olayların farklı bazı nedenlerinin de olduğu akla gelmektedir. Bu prensipten hareketle yukarıda verilen haberler ve benzer olaylar birlikte değerlendirildiğinde; toplumsal kontrolün yani toplumda yazılı olmayan normların, değerlerin, inançların etkisini büyük oranda yitirdiği ve bununla birlikte uygulanan yasaların yetersiz kaldığı ve toplumsal kontrol ile yasaların ortak hedeflerinin olmadığı ileri sürülebilir.

Toplumda yazılı olmayan normların en önemli uygulayıcısı, temel toplumsal kurumlardan biri olan ailedir. Toplumsal kontrolün zayıf olması ailenin etkisinin zayıf olduğu anlamına gelir. Bu aynı zamanda uygulanan kanunlar ile ailenin hedefleri arasında ortak bir hedefin olmadığını da ortaya koymaktadır. Buna, 18 yaş ve üstü bireylere tanınan haklarla ilgili yasal düzenleme örnek olarak verilebilir. Bu kanuna göre, bir ailenin 18 yaşından gün........

© Doğruhaber