menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

KİBİR BUDALASI

4 0
yesterday

Amerikan ve israil koalisyonunun İran’a yönelik saldırısında varılan ateşkes oldukça kırılgan bir zeminde duruyor.

Aslında dünyada sarsılan imajından dolayı Amerika’nın, yaralarından ve bölgede değişmesi muhtemel denklemlerden dolayı İran’ın ateşkese ihtiyacı var; ama israil ateşkesi istemiyor.

Siyonist işgalci çete, 2 yılı aşkın bir süredir Gazze’de ve bir süredir Lübnan ve Suriye’de yaptığını devam ettirmek ve yaptıklarını normalleştirmek için saldırılara devam ediyor. İran’a karşı da “istediği zaman istediği yeri ve kişiyi vurma” hakkı elde etmek istiyor.

Ateşkesi İran’ın belirlediği 10 madde zemininde müzakere etmeyi kabul eden Amerika ise israilin bu sabotajcı davranışlarının normal olduğunu kabul ettirme derdinde.

İran’ın “Eğer bir daha saldırırsa” şeklinde başlayan tehditleri ise söylemden eyleme dönüşmediği için Lübnan yoğun bir saldırı karşısında tek başına direnmeye gayret ediyor.

Bu arada Trump ve ekibi, 40 günlük saldırganlık sürecinin kendileri açısından hiçbir kazanç getirmediğini fark ettikleri için tehditlerle “müzakere zemininden” uzaklaşmanın arayışına girmiş durumdalar.

Trump açıkça “ordumuzu daha büyük bir saldırıya hazırlıyoruz” diyor.

Ateşkesten hemen önceki “İran medeniyetini yok edeceğiz” açıklamasıyla insana, insani değerlere, medeniyet ve kültüre olan düşmanlığını açıkça ortaya koyan kibir budalası daha hala dünyada yüzünün ne hale geldiğini ne derece iğrençleştiğini fark etmiş değil.

Oysa yüzü son derece net görünür olmuş, ahlaksızlığı, insanlık değerlerine olan düşmanlığı tüm dünyada anlaşılmıştır.

Artık Amerikan toplumunda da dünyada insanlığını kaybetmemiş her topluluğun nezdinde de Trump, “Pedofili Epstein çetesinin” iğrenç bir figüranı, MOSSAD’ın oyuncağı olmuş; ama yakın çevresinin verdiği gazla kendini “yarı tanrı” gibi gören bir zavallıdan başkası değildir!

Dünyanın birçok ülkesi, İran ve Lübnan’a karşı yürütülen kirli savaşın tarafı olmayacağını ilan ederken, Katolik dünyanın en önemli ismi Papa 14. Leo, “İran medeniyetini yok edeceğiz, sivil altyapıyı yok edeceğiz” şeklindeki açıklamasından sonra Trump’a şunları söyleyerek adeta yüzüne ayna tuttu:

"Kendine ve paraya taptığın yetti, güç gösterisi yetti, savaş yetti. Gerçek güç, yaşama hizmet etmekte kendini gösterir."

Tabii bu sözler kibir budalası “sarı domuzu” adeta kudurttu!

Papa Leo’nun konuşması içerisinde hiç geçmemesine rağmen, Trump onu “Nükleeri normal karşılamakla” suçladı.

"Papa'yı sevmiyoruz. İran'ın nükleer silaha sahip olmasıyla bir sorunu olmayan ya da ABD'nin Venezuela'ya saldırmasına karşı olan bir Papa istemiyorum.”

Asıl öfkesini ise şu sözlerle dile getirdi Trump:

“Amerika Birleşik Devletleri Başkanı’nı eleştiren bir Papa istemiyorum.”

Elbette etkisi vardır; ama mesele sadece Trump’ın bir Protestan olması ve Katoliklere duyduğu hınç değildir.

Siyonist Hıristiyanlardan oluşan bir ekiple beraber hareket eden ve o ekip tarafından kendisine tanrısal bir misyon yüklenen Trump, kendisine yönelik eleştirileri kabul edilmez buluyor.

Nitekim sosyal medya hesabından yapılan son paylaşımda yapay zeka ile oluşturulan bir görüntü paylaşıldı. Paylaşılan görüntüde Trump, arkasında Amerikan askerleri, savaş uçakları ve ABD bayrağı bulunan bir sahnede, kendisine dua eden kalabalığın önünde bir hastaya “şifa verirken” tasvir edildi.

“Savaşın da bir ahlakı vardır” diyenler, böyle hastalıklı kişilerin gücü ele geçirdiklerinde kendilerini hiçbir ahlaki ilkeye uymak zorunda hissetmeyeceklerini bilmelidirler.

Nitekim yaşadıklarımız bunu hepimize acı bir şekilde bir kez daha gösterdi.

Bölgesel acıların küresel bir hal almaması için insanlık değerlerine önem veren herkesin bu hastalıklı tipleri tecrit etmesi, yalnızlaştırması, kendi gerçekliğiyle yüzleştirmesi gerekmektedir.

“Kendimi koruyayım” derdine düşenlerin sadece sırasını bekleyenler olduğu artık anlaşılmıştır.


© Doğruhaber