ASİMETRİK SAVAŞ

Gazze’de soykırım gerçekleştirirken, Lübnan’da büyük katliamlar yaparken israil ve Amerika, İran’ı hedef aldı.

Gerek Körfez ve çevresini askeri üslerle dolduran Amerika gerekse de “Nil’den Fırat’a kadar büyük israil” hayalleri kuran Siyonistler için İran büyük bir engel olarak görünüyordu.

Saldırılar başlarken hedeflerini açıkça dile getirmekten de çekinmediler.

Ya rejim değişikliği ya da askeri ve istihbarat gücünü büyük oranda kaybetmiş, enerji kaynaklarının kontrolünü Amerika’ya kaptırmış, tehdit olmaktan çıkmış bir İran…

Hatta Venezuela örneğinden dolayı büyük bir kibre kapılan Amerikan yönetimi, İran petrolü üzerinden de hesaplar yaptığını açıklamaktan geri durmadı.

Liderlere, siyasetçilere, güvenlik bürokrasisinin tepesine yönelik suikastlarla beraber ilk hedef aldıkları yerlerden biri de küçük çocukların bulunduğu bir okuldu.

Bu bırakın savaş ahlakına, hiçbir kural ve ilkeye dayanmayan, faili küçülten, muhatabı güçlendiren bir eylemdi.

Radara yakalanmayan uçaklara, devasa uçak gemilerine, binlerce kilometre menzile sahip füzelere ve akıllı bombalara, nükleer silahlara sahip bir koalisyondan söz ediyoruz.

Normalde olması gereken yani asimetrik savaş kurallarına göre “bu türden ilkesiz eylemleri” saldırıya uğrayan ülkenin........

© Doğruhaber