Özlenen Bayram…

​Gönül heybemizi açtık yine bir bayram sabahına... Kapı eşiklerinde bekleyen ayakkabılar, mutfaktan sızan o bildik telaşlı koku ve gökyüzünde parlayan o kadim sevinç. Ama durup bir sormak gerekmiyor mu kendimize; sahiden bayram mı içimizdeki, yoksa sadece takvimdeki bir işaret mi?

​Esasında bayram, sadece bir "tatil" molası değil, bir "hatırlama" makamıdır. Komşunun tüten bacasındaki hüznü, yetimin başındaki o sessiz rüzgârı,

Gazze’de ki yetim çocukları, bir lokma ekmeğe muhtaç mazlumları, bağrı yanık anaları unutmamaktır.

En çok da kendi içimizde unuttuğumuz o çocuksu merhameti hatırlama vaktidir Bayram...

Rahmetli büyüklerimizin dediği gibi; "Gönül ne kahve ister ne kahvehane, gönül ahbap ister kahve bahane." İşte bayram da tam bu........

© Doğruhaber