Özgürlük Adına Kaybettiklerimiz!

Bugün en çok alkışlanan, en çok savunulan; fakat en çok istismar edilen kavramlardan biri.

Adına “özgürlük” dediler…

Ve bir değil, binlerce nesli bu kelimenin ardına saklanarak ifsada sürüklediler.

Oysa biz özgürlüğü böyle öğrenmedik.

Bizim medeniyetimizde özgürlük; kulun kula kulluktan kurtulup yalnızca Allah’a kul olmasıydı. Zira Rabbimiz Kur'an-ı Kerim’de şöyle buyurur:

“Ben cinleri ve insanları ancak Bana kulluk etsinler diye yarattım.” (Zâriyât, 56)

Demek ki insanın varlık gayesi sınırsız bir serbestlik değil; ilahi sınırlar içinde şerefli bir kulluktur. Çünkü insanı yücelten şey, başıboşluk değil; ölçüdür.

Resûl-i Ekrem Hz. Muhammed (s.a.v) ise bu hakikati şöyle ifade eder:

“Gerçek pehlivan, güreşte rakibini yenen değil; öfke anında nefsine hâkim olandır.” (Buhârî, Müslim)

Bugün ise özgürlük; nefsin her arzusunu meşrulaştırmak olarak sunuluyor.

“İstediğini yap, istediğin gibi yaşa” deniliyor.

Sonra içten içe çürüyen bir toplum…

Büyük İslam âlimi İmam Gazali bu noktada asırlar öncesinden uyarıyor:

“İnsan nefsini serbest bırakırsa, o onu helake sürükler.”

Bugün tam da bu yaşanıyor.

Nefis serbest bırakıldı, sınırlar........

© Doğruhaber