Nefisten Nesle Diriliş Yolculuğu

Dalgalarla mücadele ediyor, rüzgâra direniyor, fırtınalara göğüs geriyor.

Fakat onu batıran şey dışarıdaki dalgalar değil, içine sızan sudur.

Toplumlar da böyledir.

Bir milleti dışarıdan gelen tehlikelerden önce içeriden büyüyen çürüme yıkar.

Bugün sokaklara baktığımızda, sadece bir asayiş sorunu görmüyoruz. Gazete manşetlerinde birkaç münferit olay okumuyoruz. Aslında çok daha büyük bir gerçekle yüz yüzeyiz.

Bir medeniyet yorgunluğu yaşıyoruz.

İnsanlar aynı apartmanda oturuyor ama birbirini tanımıyor.

Aynı sofrada yemek yiyor ama birbirini anlamıyor.

Aynı evde yaşıyor ama birbirine yabancılaşıyor.

Kalabalıklar artıyor, fakat yalnızlık büyüyor.

İmkânlar çoğalıyor, fakat huzur azalıyor.

Eğlence çoğalıyor, fakat mutluluk kayboluyor.

Tam da bu yüzden bugün yaşadığımız kriz; ekonomi krizi, eğitim krizi veya güvenlik krizi değildir yalnızca...

Bu, anlam krizi ve aidiyet krizidir.

Bir genç neden uyuşturucunun pençesine düşer?

Sadece maddeye ulaşabildiği için mi?

Çoğu zaman kendisini değerli hissetmediği için.

Bir genç neden suça yönelir?

Sadece kötü arkadaşlar yüzünden mi?

Çoğu zaman hayatında kendisine yol gösterecek bir el bulamadığı için.

Bir aile neden........

© Doğruhaber