Kış: Mü’minin baharı mı, yoksa vicdanların imtihanı mı?

“Kış, müminin baharıdır.”

Allah Resûlü (sav) bu hikmetli ifadeyle, müminin zorlu şartlar altında dahi ibadet, sabır ve teslimiyetle manen dirilişe erebileceğinin müjdesini bize vermiştir.

Ne var ki kış, her mümin için bahar değildir. Kimisi için rahmet, kimisi içinse acı, hüzün, yoksulluk ve çaresizlik olabiliyor. Bugün bu hakikatin en canlı ve en yakıcı örneğini Gazze’de görmekteyiz. Zira kış, oradaki müminler için yalnızca bir mevsim değil; açlıkla, soğukla, bombardımanla, yetimlikle ve ölümle iç içe geçmiş çetin bir imtihana dönüşmüştür.

Buna mukabil, dünyanın pek çok yerinde kalpleri adeta zemherinin en sert soğuğuna tutulmuş bazı Müslümanlar, bu manzara karşısında duyarsızlığın konforunu yaşamaktadır. Lüks ve rahatlıkla kuşatılmış hayatlar, sıcacık evler ve bolluk içindeki sofralar; vicdanı donmuş, merhameti körelmiş kalpleri ısıtmaya yetmemektedir. Zira asıl soğuk, havada değil; kalplerdedir.

Kur’an-ı Kerîm bu hakikati şu ayetle dile getirir:

“Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; artık taş gibi, hatta daha da katıdır.” (Bakara, 2/74)

Mazlumların feryadını duymayan kulaklar sağır, gözyaşına yabancı gözler kör, yardım........

© Doğruhaber