Hicret, Kalbin Allah’a Doğru Yola Çıkmasıdır
Hicret…
Sadece bir yer değiştirme değildir.
Sadece bir yolculuk da değildir.
Hicret, bir kalbin, bir ömrün, bir istikametin değişmesidir.
Bir tarafta arkandan gelen düşmanın ayak sesleri…
Bir tarafta geride bıraktığın sevdiklerinin firak acısı…
Bir tarafta gideceğin yerde kabul görüp görmeyeceğinin belirsizliği…
İnsan aklı için ağır, nefis için ürkütücü, kalp için sarsıcı duygular…
Ama işte tam burada devreye iman girer.
Teslimiyet girer.
Sabır girer.
Ve bu büyük hakikatler, korkunun, hasretin ve endişenin üzerine örtülen ilahî bir huzur olur.
Bu yüzden hicret meşakkattir.
Hicret fedakârlıktır.
Hicret sabırdır.
Hicret, rahatı değil zoru tercih edebilmektir.
Çünkü hicret;
Dünyayı değil, ahireti seçmektir.
Geçiciyi değil, ebedî olanı tercih etmektir.
Hicret, dünya ve dünyalıkları ardında bırakıp cennete talip olmaktır.
Hicret, nefsin ve şeytanın bin bir oyunundan kaçıp Allah’ın rahmetine sığınmaktır.
Hicret, heva ve heveslerin zincirini kırıp ruhu özgürleştirmektir.
Bu........
